27/02/06 

Cuma-Cumartesi



Ne zamandir "olay" icerikli yazmamisim, hazir bi suru olay olmusken yazicam, tutmayin beni!Allah okuyana sabir versin artik:)

Yine telefonla guzelim uykumdan doom gunu sahibi Sentha’nin bagirmasiyla uyandim.Zira saat coktan 10’a gelmekte herkes coktan gitmis ama bir ben kalmistim.Telefonda Sentha’dan azari yedikten sonra yine tek gozum kapali hazirlanip Muisoon’la bulusup sehre yuruduk.

Nifusu 1 milyon olan bir sehirde Istiklal caddesi gibi kalabalik bir yer bulmaniz pek olasi degilken Rundlle street’e bi haller olmus, inanilmaz bir kalabalik, herkes sarhos, herkeste garip gurup makyajlar kostumler derken Adelaide Fringle ’in henuz bittigini ve de benim bunu kaciridigimi idrak etmem cok uzun surmedi.

Igne atsan yere dusemiyor, sisko Aussy kizlari bir yere kipirdamadan o cusseleriyle tum kaldirimi kapliyor, kapali olan yoldan dolayi da baska yurunecek yer olmadigi icin bana cinayet sebebi cikariyorlardi.

Allahtan ufak tefek bir insanim da hemmencecik kivrak manevralarla kalabaligi yara yara ilerledim, lakin hala Sentha beni aramakta”Seliiin, herkes burda, Brad bile saat 7 de geldi, nerdesin hadi gel artik” seklinde bagirmaktaydi, en sonunda P.J Obrien ’a ulastigimda guvenlik gorevlisi halime aciyip hem de tanidiginda cantadan kimlik aratmadi bana

Ben gittigimde coktaaan herkes sarhos olmus, yaklasik 10 turdur bilardo oynanmaktaydi, yine aussy kizlari ickinin sinirini bilememis, boyle acik sacik giyinmis, bizim oglanlar onlari izliyorlar, bende onlarla dalga geciyordum

Sanirim bu ecnebi milletini kimseyi taklamama huyu oldugu icin benim yardimsever yonum burda biraz fazla gelisti.

Biz yanda icip muahbbet ederken, yan masada masa ortusu gibi bi sey (yani sadece bir bez goguslerini kapatiyordu) giyen, sarisin , minyon , sirin bir kiz gozume takildi, takilmayacak gibi degil zaten, acaba bluzu dusecek mi, duserse ne olacak, buradan saglam cikabilecek mi, Allah yardimcisi olsun seklinde...Yaklasik 1 saat sonra bi anda kafami cevirdim , kiz bana dogru kostu, sonra geri masasina kostu, bi yandan da gogus hizasindan bluzunu tutup bana bakiyordu, o sirada bizim oglanlara baktigimda olayi anladim hemen.

Kizin bluzu cozulmus, sanirim bir de ustune frikik vermisti, ama bluz cok kucuk oldugu icin baglayamiyordu, hemen ceketimi kapip , kizin ustune ortup WCnin yolunu uttuk, allahim kizi harbi cok boktan bir durumdan kurtarmisim, bunu WCye gidince anladim, neyse kizin bluzunu bagladik, iyice sikilastirdik, geri donduk, butun gece kizla bir goz kontagi, hayir bi yamuk durum olsa, hemen Supergirl seklinde ceketimle kizi kalabaliktan WC’ye ucurucam, neden bilmiyorum boyle bir yardimseverlik duygusu olustu, kendimi superman filan sandim.

Lakin WCde oldugum zaman da makyaja yorum yapma, midesi bulanana kapi acma, “Iyi misin, yardima ihtiyacin var mi” seklinde kapi onunde moralman detsek olmayi artik kabullendim.Aslinda “WCdeki bayan durumlari” ustune ayri bir post bile yazilabilir.Erkekleri cekistirenler, cok kafayi bulup da klozeti bulamayanlar, sutyeni kopanlar, elbisesi yirtilanlar, vs, vs..Hatta bu sayede tanisip da hala surekli gorustugum arkadaslarim var.

Gece tabii ki normal devam edemedi, yine yalniz oturdugum bir sirada, bir adam geldi yanima, naber, nasilsin derken nerden geldiyse konu, ben "Biraz Almanca biliyorum" dedim.Hay dilim kopaydi, adam Almanca konsmaya basladi, Allahtan dediklerinin sacma seyler oldugunu farkedecek kadar Almancam varmis, hic durmadan konusmaya basladi adam, ben de az almamcamla adama cevap vermeye calisirken baktim ki durum vahimlesiyor, hemen kosar adim buyuk abimiz Boscow'la Brad'in yanina sigindim, adam pesimi birakmayinca horoz gibi kabararak adami geri puskurttuler sagolsunlar.Orda hanim hanim oturuken bir de "Yanimizdan ayrilma" diye ultimatom aldik.

Yiros House'da kebabimsi seyler yiyerek gece bitmek uzereydi ki son olay da vukuu buldu.Boscow,Muisoon, Brad, ben ve yaklasik 10 kisi daha hanim hanim yine yirosumu yerken caddeden tek noktaya bile odaklanamayacak kadar sarhos bir Avustralyali "Ben seni taniyorum, seni bir magazin dergisinde gordum" diyerek kosar adim yanima geldi, "Inanamiyorum, cok benziyorsun O'na, ben senin hayraninim, bir imzani alabilir miyim, lutfen!" seklinde celallenen amca sayesinde hepimiz dumura ugradik, Brad'e artik tak etmis bi sekilde"yeter ulan ne istiyosunu kizdan" edasiyla adama yakinlasti, icerden cikan geriye kalan 5 erkeginde gelmesiyle adam aslinda bir hata yaptigini anlayarak ozur dileye dileye gitti.

Lucy Lu'ya mi benzetti naptiysa, Puhaa!

Cuma gecesi baslanan doom gunu cts gecesi Red Square’de devam etti.Ben aksam 8 de uyanip laptopta pazartesinin islerini bitirmeye ugrasiyordum, saat gece 12 oldugunda yine Sentha ve Muisoon teldeydi, neredeydim, hadiydi , beni bekliyorlardi

Bir ara ayakta durmaktan sikildigim icin oturdum, yanima bir tip geldi, adam bir anda salak sacma konusmaya basladi, yetmisti artik, her sabrin bir sonu vardi! bizimkilerle gozgoze gelmemle bir anda etrafimida bir etten duvar hissettim, o an Cagri ve Oguz’un kulaklarini cinlattim, aaah ah, siz olsaydiniz da adam coktan hastanelik olmustu.Neyse amca geceye barin disinda devam etmek zorunda kaldi

Iki gunde ustuste boyle olaylar benim basima gelince, artik tak etti

Tum tayfa ordaydik, cok mutluydum o yuzden, yine WCde kurtardigim insanlara kadar herkes vardi, Brad disinda tabii

saat gece 3.30u buldugunda en sonunda Brad geldi ama ne gelme.Tam ben umidi kesmistim, Vinod’la Muisoon actiktik deyince bisiler almaya ciktik, arkadan bisey hizla yaklasti, Brad!

Neyse yaklasik bilmem kac km kosmus arkadas, kroki cizerek "Selin burdan suraya kadar kostum, ordan arkadasimin partisinden...", bende olaya “Kac parmagim var Brad?” sorusuyla girince , herkes ne kadar sarhos oldugunu kabulledi.En ayik bendim tabii ki

Sentha, Reena, Muisoon derken bir anda “Belly Dancer “ parcasi calmaya basladi, kendimi pistin ortasinda buldum, abicim bu sarkiyi yapanin da!Neyse tum Aussyler artik belly dance ogrendiler sayemde(ben de ne kadar biliyorsam tabii)

Allahim yazarken yoruldum yeter bu kadar, annem okursa burayi kadinin yuregine inecek yemin ederim

Anacim son 1 ayim, her gunun tadini cikarmaya calisiyorum, arada densiz tipler oluyor ama bakiyoruz caresine merak etme!

Oguz, Cagri, size de 2 lafim var, burda defans kulturunu ben asilamaya calistim, sizin gibi defans teknikleri olmasa da cusselerden millet yaklasamiyor , merak etmeyin:)

Haftaya gorusuruz artik

Persembe'ye 3 gun kaldi:):)

~SeliN~ Adelaide gecelerinden bildirdi;)

 


Cuma gunu , casual day olmasinin sevinciyle aynaya bile bakmadan masama oturup kafa kaldirmadan pazartes gunune toplanti icin raporlari ve sunumu bitirmeye calistim, saat 5i gosterdiginde hala isim bitmemisti, ama bi yandan da Sentha'nin doom gunu icin 6'da P.J Obrien's da olmam gerekiyordu, bende laptopu kaptigim gibi depar attim eve dogru

Tam Cin mahallesine gelirken yagmurun baslamasi ve de telefonumun calip da Cibo'ya siginmam bir oldu, yine eve gidememis, yine "hic degilse 1 saatcik uyku" hayallerim yagan yagmurla suya dusmustu.

cibo'da kizlar geldi yanima, ardindan Carol'in Turk erkek arkadasi Solen ve de kardesi Eren geldi.

Resimlerde goruldugu gibi gozlerimi altindaki morluk, torba ne ararsan var karisimi, saga dogru yamulmus saclarim , ve de yesil gayet paspal tisortumle acinacak haldeyim.

Daha fazla dayanamayip"Ben eve gideyim, 1 saat uyucam, sonra bulusup gideriz" yalaniyla eve gittim, yataga atmamla uzun bir uykuya dalmam bir oldu zaten.

 

persembe-P.J Obrien's


Persembe gunu gayet mutsuz isten ciktim, aksam P.J Obrien's a gidilecek ama benim hic icimden gelmiyor, kiseyi gormek , yemek yemek, hatta sigara icmek bile istemiyorum, o derece sirretim, Muisoon'u aradim:"Sanirim ben deprasyona giriyorum, bulusabilir miyiz??"Cibo'ya gittik, ardindan kesmedi bize gittik, bos gozlerle Simpson'slar, Biggest Loser 'daki en az 150ser kilo insanlarin insanustu performanslarini izleyip bedenimize sukrettik.

Balkona cikip yaklasik 4 saat boyunca durmadan konustuk, bu 4 saatte surekli konu degistirmeye calissam da hala Cumartesi gecesi ile ilgili dusunuyordum, sonra Muisoon beni sakinlestirmeye calisiyordu, ama surekli cumleleri "Hayir kesinlikle bitti, yani sonucta naptigimi bilmedigim bisey icin ozur mu dilicem canim, daha neler!?!kesinlikle geri adim atmam!" seklinde kararlilikla bitiriyordum.Karsi unitteki hintli genclerin hint muzigiyle balkona cikip bizi gorsel tacize baslamalari uzerine iceri gecip geri kanepelere gomulduk.

elimde kumanda hala "Yok Muisoon, geri adim atmicam, cok kararliyim, aramicak bak gor, arasa da acmicam" cumlelerindeki kararaliligim odamdaki telefonun calmasiyla son buldu.Evde kimse olmadigi icin ust kata depar attim(ilk defa da kosmus oldum sakatlandigimdan beri, azcik komik gozukuyor kosarken ama olsun:)Telefondan sonra asagi indigimde , yuzumdeki anlamsiz buyuk gulumsemeden dolayi Muisoon katilarak bana guluyordu, hayir gucume gitti yani, nolmus allah allah , bazen buyuk konusabilir insan:)



Ev arkadaslarima kadar herkes tarafindan sevilen kisilik Brad'den en sonunda neden tafra yedigimiz ogrendikten ve de baristiktan sonra,persembe gecesi PJ Obrien's a gidilecek.Tabii cuma gunu de sabah iste olmam gerekiyor.

O gece anacigima telde de anlattim, buranin eglence kulturu garip, gece 12den once oldursen kimse disari cikmiyor, en erken 1'de filan arabayla millet herkesi evden topluyor, oyle disari cikiliyor.

Persembe gunu de ben isten cikip hemen eve gidio uyudum tabi artik basima gelenleri bildigim icin.Gece 12'de tel caldi."Nerdesin, uyuyor musun, size geliyoruz, hazirlan alicaz seni" sesiyle uyandim, gozum kapali giyindim, P.J Obrien'a gittik.

Persembe geceleri benim icin cok tehliklei cunku Ladies night
- 22.00'ye kadar - vodka free
-22.00-23.00 - vodka 3 AUD
-23.00-24.00 - vodka 2 AUD
-24.00-01.00 - vodka 1 AUD!
boyle olunca, ortam da gurultulu kalabalik olunca sarhos oldugunu anlamiyorsun, her gelen de icki aliyor. anneme yine telde ayrintili sekilde anlattigim gibi:)

O yuzden ben de ortalama 3 tane iciyorum ki Cuma gunu ise gidebileyim


Yukaridaki resimde Brad'i cin (ya da burnumuza dayanan flas da diyebiliriz) carpmis ama napalim, cinleriyle oyle kabullendik onu da:)

Sabahin ilk isiklariyla evimin yolunu uttum, toplamda 43 dakika uyuduktan sonra, ise gittim:S

 

Carsamba




.

Evet bu resimler gecen hafta sabah ise giderken en son "ayik ve de uyumus" sekilde gordugum kareler.

Gunlerden Carsamba, gayet elimde kahvem yine hastasi oldugum gunesli bir Adelaide sabahinda 8 vicarlarinda sehirde yuruyorum,manzarayi, soldan gelen okyanus havasini icime cekiyorum, Hiltondan gecip Victoria Sq'den "Lutfen cimlere basin, cimlere basmak cevremizi guzellestiriyor"yazisina uyup boylu boyunca cimlerden gecip isyerime gidiyorum:)

Ben sabahlari cok seviyorum
Ben sabahlari Starbucks termosuma kahvemi koyup , SA fm dinleyerek dansede dansede hazirlanmayi, her sabah sacimi yapmayi, dolaptan surekli hangi etek hani bluze uyar diye yatagin ustunu kiyafetlerle doldurmayi seviyorum
Ben Adelaide sabahlarini seviyorum
Hilton 'un onunden gecerken her sabah ayni adama selam vermeyi, Victiroa sqden sonraki otobus duraklarinda her sabah selam veren soforleri

Neyse gelelim devamina, aksam 6ya kadar calistik yine , yorgun argin eve gitmeye calisirken Muisoon aradi, yemek yiyelim.

Ben de tafra yemisim 3 gundur, kafam bozuk, sinirliyim, dedikodu yapmam lazim, hemen uctum tabi

Carol, michael, Muisoon, ben Thai yemekelri yedik, bi de adam sordu, acisi "middle, medium, hot, hot hot " mi olsun diye, ben de "hot hot" dedim, en son kulaklarimdan duman cikiyordu.

Aslinda evde olmam lazimdi tel bekliyordum ama gicigiz ya, yok dedim sehre gidip iki sarap icelim

San Giorgio's a gittik, Buyuk iglesias amcamizin sarkilarina eslik ede ede saraplarimizi iciyoruz.

bu arada gecen cumartesi gecesini konusyor herkes , ama ben olayi idrak edemedim, cunku artik Adelaide gece alemindeki herkesi tanir olduk, daha dogrusu 15 kisiden olusan surekli gorusen insanlar olarak herkes bizi biliyor demeliyim sanirim:), her karsilastigim da "Selin cumartesi Red Square'de cok eglenceliydin" seklinde yorum yapiyor

Ustune cumartesi geesi ne yaptiysam artik,Brad'den tafra yemisim resmen, aramiz bozuk, "0rnek cift" olaraktan yediremiyorum kendime boyle gelir ayak bozuk yemeyi..bu yuzden de bana tavir koyunca kendimden suphe etmeye basladim, acaba cok sarhos olup masalara filan mi ciktim, ne yaptim ben yanlis diye



Kizlarla da geceyi detayli detayli konusuyorz, an an en yaptim ne ettim, sonuc olarak sadece dansettigime vardik.ama normalde dansetmedigim icin, belki hani bu garip karsilanmistir.Tam ben emin oldum, onay aldim kizlardan oyle taskin bir sey yapmadigima dair, bizim arkadas ve sarisin 1.80 kiz arkadasi geldi:"Ooo Selin, nasilsin, cumartesi gecesi super eglenceliydin!"Dedim otur arkadasim anlat bana ne yaptim ne ettim.

o geceye geri donecegiz

Carsamba gecesi Gecmis 19 Ocak'i da kutladik, o gun herkes icin cok onemli, herkesin farkli nedenleri var,otursan 1 sayfa ozel neden cikar, ortak ozel nedeler hem de, ama sonuc olarak her yil, dunyanina nersinde olursak olalim artik 19 ocak cok cok onemli:)


Yasasin 19 Ocak!

 

Flic and Joe


Flic
Originally uploaded by suselin13.

Dunya kucuk!

Flic ,Adelaide'da yasiyor, eski AIESEClilerden.Eylul ayinda benim wellcome partimde ilk gordugumde kendisini
"u must be Seliiin, oh my good, my name is Flic, i was a ceeder in AIESEC Eskisehir" seklinde tanidim

Ozgedir, Ozkandir hepsinin siradan kulaklarini cinlattik.O zaman demistim dunya kucuk diye

Neyse benim AIESEClilerle cok gorusemememden kelli bayagidir gorusmuyorduk ama Azz'in veda partisinde ogrendim ki Oporto'da calismaya baslamis, hem de BondiBurger oporto , yani yuce bir sey, bak aciktim yine:)Kendisi isyerimin karsisinda hemen, gecen suma tabii ben koskoca oporto'yu bulamadim, tam geri ise donerken, city cross 'un icinden geceyim dedim, o sirada Flic'i ve de Oporto'yu gordum, hemen de yapistirdim kamerayi yuzune, gulec insan:)

Dunyanin kucuk oldugunu aslinda bundan dahasi kanitliyor.

cunku gece haftasonu telefonum caliyor, bakiyorum Joe.

Joe'i AIESEC Turkiye 'de bir cok kisi tanir sanirsam, Adana'nin eski stajyeri . simdi MErsin'de bir danismanlik firmasinda calisiyor, ve orda yasiyor, o da Aussy, Adelaide'li, tatile geldi, biz de hemen dakkasinda sehirde bulustuk, kardesleri filan, aile saadeti yasadik,

Tantuni Joe diyor zaten kednine, gelirken bana getirmemis ama surda 4 haftam kaldi, saglik olsun:)

Gurbetci takildik bir Avustralyaliyla, cok ilgincti gercekten, Turkiye'de neler olmus, kim kime ne demis, ekonomi nereye gidiyor, Kurt sorunu, AB sureci derken saatler gecmis, tabii arada sarhos olduk.

Kendisi sakkir sakkir Turkce konusuyor bu arada, ama biz butun gece ingilizce konustuk o ayri, hatta benim tam bir aussy gibi ingilizce konustugumu soyledi, e artik alistim' i duno, 2morrow, g'day mate" bi suru kisaltam, jargon biz de kaptirdik.

Bu arada gecenin ilerleyen saatlerinde aramiza assolist kivaminda katilan Brad'le de tanistirdik Joe,yi, tabii o gelmeden ben Brad'in tam bir Aussy olup, sevgililer gununde evde kriket izleyip, bira icmesinde yakindigim icin, gelince hemen bir Aussy-Turk olaraktan Joe olaya el atti:)

en son Joe, Brad'e "Masallah" dedirtiyordu.Az kaldi, el birligiyle Brad yakinda sakkir sakkir Turkce konusacak bizim sayemizde.

Velhasil burayi, Avustralya'yi, ozellikle Adelaide'i kendi evim kadar sevmemin yenisira, dunyanin kucuk olmasi, ki bu AIESEC'ten kaynaklaniyor, bir kere daha kanitlandi,sevdigim incanalrla yillar osnra tekrar birlestirmesi, gelmeden ki son zamanlarimi daha da mutlu, daha da unutlmaz kiliyor

P.S: Joe!so sorry about ur bbq and sunday, i missed all of that, but i have really impostant excuses:p

i'll see u before u go!we'll drink turkish cofee, and smoke nargile for sure:)
(and i'll tell ur future:)hahah!

22/02/06 

This mess we're in

( Thom Yorke )
Can you hear them
The helicopters
I'm in New York
No need for words now
We sit in silence
You look me
In the eye directly
You met me
I think it's wednesday
The evening
The mess we're in
And ...

( PJ Harvey )
The city sunset over me
The city sunset over me

( Thom Yorke )
Night and day
I dream of
Making love
To you now baby
Love making
On screen
Impossible dream
And I have seen
The sunrise over the river
The freeway
Reminding of
This mess we're in
And ...

( PJ Harvey )
The city sunset over me
The city sunset over me

( PJ Harvey )
The city sunset over me
The city sunset over me

( PJ talking / Thom singing...together )
What were you wanting / What was he wanted
I just wanna say
Don't ever change now baby
I'd thank you
I don't think we will meet again
And you must leave now
Before the sun rises
Above the skycrapers
And the city landscape comes into view
Swell on my skin
This mess we're in


( PJ Harvey )
The city sunset over me
The city sunset over me


Song:This mess we're in
Released: October 2000
Length: 3:56
Duet with Radiohead's Thom Yorke

20/02/06 

Yilin Resmi


IMG_0758
Originally uploaded by boffinmuffin.
Yer:Sydney George street
Tarih:11.12.2005
Resmi ceken:Selim Engin Cevik
Cekilen:
Yansiyan-Selin Taysioglu
Yansimayan:p Basak Oruc

16/02/06 

Australia and Turkey Agree to Work Visa

Ayrintilar burda....

 

Jamie Oliver -Bir aSci dunyaca unlu bir Ilaha nasil donusur?





Jamie Oliver..

Cok ozet sekilde, kucukken aSci olan babasinin yaninda mutfakta bulunmakla baslayip,

"Ben ileride Sef olacagim, ve Ingiliz yemeklerini , damak tadini tum dunyaya ogretecegim" diye yoluna devam eden bir insan...

Cok kucukken bu yola bas koymus, ilk basta garibime gitmisti, yani insanlar doktor, avukat filan olmak isterler genelde, ama o SEF olmak istemis.

Bunun icin calismis, hem de cok, Ustasi bir Italyan Sef, kendisinin sozleriyle Jamie sunu ifade etmis ona ilk gordugunde:"Ondaki istegi ve de ilhami hayatimda daha ocne kimsede gormedim, yemek yaparken ayri bir dunyada yasiyor, yemek yapmak degil, asil insanlara verdigi ilham ve de bunu sevdirmesi ise iste onun misyonu"

Jamie Oliver ne yapiyor

Insan ustu birsey, yemekten ote bir sey

Bir gun yemek yaparken bir programci "Iste aradigim dinamik , yemek yapmayi sevdirecek insan bu olabilir" diyor, tarzindan yola cikip TV programina baslatiyor Jamie'yi, cok kisa zamanda TV programi, Jamie'nin yemek yapisi, bunun kolay oldugunu herkese gosterisi, insanlara hitabi ve de en onemlisi icindeki bu inanc ve sevgi Ingiltere sinirlarini asip dunyanin bir cok ulkesine ulasiyor.

Ve en sonunda kendinin patron oldugu isi kuruyor, kendi gibi insanlari yetistirmeye basliyor,o da yetmiyor , okuldaki couklarin hem sevip hem de yiyebilecegi saglikli yemekleri ayaklarina kadar goturuyor ve de fast food cocuklarini , saglikli cocuklara donusturmeye basliyor.

7'den 70'e herkesi ekrana, kitaplarina, yemeklerine, kurdugu hayata bagliyor.

Prens Charles tan tutun da Kralice'ye kadar bir cok insani doyuruyor

Bugun Jamie Oliver 30lu yaslarinda, okul yillarindan askiyla evlenmis ve de 2 cocuk sahibi, kendi gibi Jamie Oliverlari yetistiriyor, dunyada bir cok insana ilham vermeye devam ediyor

Ben bu insani gercekten cok ornek aliyorum

Yemek yapmasindan dolayi degil, ASci ya da Sef olarak bir cok insanin hayatini degistirilebilecegini herkese gosterdigi icin.

Artik ne Ingiliz yemekleri, ne de yemek yapmak bence ayni anlami tasiyor Jamie'den sonra

O bir sef degil, o bir misyoner benim icin de bir cok insan icin oldugu gibi

Jamie'yi mutlaka ziyaret edin....

15/02/06 

Sevgililer Gunu ve Erkeklerin durumlari


Sevgililer gunu, Anneler gunu, babalar gunu,uyurken sol bacagini sallayanlar gunu gibi tum gunlere karsiyim!

Bence Gay -Lezbiyenler gunu daha anlamli

Yani herkes anne-baba-sevgili zaten, ama herkes gay-lezbiyen degil mesela asil onlarin boyle gunlere ihtiyaci var

Neyse neden karsi oldugumu anamin bir lafi acilar heralde:

anacim :"Sen 364 gun istedigin eziyeti cektir, sonra 1 guncuk annenin, babanin sevgilinin degerini hatirla"

Nasil dogru soylemis

Sevgililer gunu hele en buyuk yalan!

Neden;
-Sirf bir gun icin gereksiz o kadar sey yapmaya para harcamak
-Zoraki kasila kasila saatlerce mutlu edecek bir hediye aramak
-Ve gunun sonunda "bayan" tarafi kesinlikle hediyeden tatmin olmamasi.

Ben erkek olmak istemezdim
Sevgililer gununde erkek olmak istemezdim
Sevgililer gununde kiz arkadasi olan bir erkek olmak HIC istemezdim

Yazik degil mi ya

yok sevgilin ne begenir, butun gun hediye ara, sonra al , ustune begenmesin

Ya da bayan kismi soyle der genelde:
"Askiiim, benim icin hatirlaman yeterli ozel bisey yapmana gerek yok"

ama gercek bu degildir, mesela arabada radyo dinlenir, e o gunun konusu da sevgililer gunduur haliyle, iste Ayse telefona baglanir:
"Sevgilim Osman bugun cok mutlu etti beni"
"Napti Ayse sana?"
"Iste isyerime 15er dakka arayla 3er kupleden kirmizi guller yolladi, aksam kiz kulesinde yemek yedik, eve de guller dosemis, masraftan kacimamis Hande Yener'i cagirmis, bi de amuda kalkarak elinde 3 portakal cevirdi"

seklinde tipler baglanir programa, e bunu dinleyen bayan kismi da "Bak milletin sevgilisi neler yapiyor, sapsin sen sap!" seklinde anlamli bakislar, ya da havalalara bakmalar

arastirmadim ama kesin soyle bir istatistik vardir:

Sevgililer gununde tum yila oranla kavga orani yuzde kac artmistir mesela???

Yani gercekten gereksiz bir gun bence, yuksek beklenti, uzgun bayanlar, kendini paralamis erkekler, gunun sonunda herkes mutsuz...

Yani mutsuz olmak icin mi sevgililer gununu kutluyoruz

Aslinda sevgililer gunu nerden cikmis, saf ve de ne kadar guzel duygularla burdan cikmis, Pastaci'dan alinti yapip koydum ki unutulmasin ozu diye

Ama gunumuz icin , dejenere olmus kiz-erkek iliskileri, giderek materyalistlesen mutluluk unsurlarimiz, herseyi "digerleri" ve de maddi olarak olcme kriterlerimiz sonucunda

hic bir ozel gunu ne seviyorum, ne de icten buluyorum

Ben evimde pijamalarimla, aksama kadar duracak olan kahvalti sofrasinda kabarik saclarimla sevdigim insanlarla cay icerek mutlu olan bir insanim

14/02/06 

nazar



yazamiyorum..
artik ne icimde o istek
ne de daha fazla kaybedecek biseyim kaldi






8/02/06 

Anadolu'dan Gorunum



"Oyle iste yani Selin sinavlar filan"
"anladim ya bi bitme..."(o sirada)
DAT DAAAAAAAAAAAAAAAAAAT(!)(dolmus kornasi)
"emre!!iyi misin, o ne korna?? ben burda sagir oldum!"
"Hay Allah ya, 2 dolmuscu birbirine selam verdi Selin, unuttun galiba burda boyle kornalarla selamlasir bizim dolmuscular"
"Puhaaa!"

......
~Fonda fasur fusur Emre'nin karda yurumeye calisma, camurlarin icinde debelenme sesleri gelmektedir ama israrla diyalog devam eder~

"ee, sen nereye gidiyosun simdi?"
"Ya sorma bankamatige gelmistim, tasinmis, simdi Capa'nin ordan yuruyorum 200 ilerde dedi ama 500 metre geldim nerdeyse hala bisey yok"
"Hmm, yanlis yonde 200 metre gitmis olma:)"
"Hhahah, cok komik gercekten! ya bu arada bak Selin burda kaza olmus, tramway carpmis birine"
"Nee!?Allah Allah capa'nin orda tramway mi vardi ya??neyse, ee neler oluyor?"
"Walla sanirim bisey yok onemli"
"Nerden anladin hemen 10 saniyede?"
"Cunku sadece 9 kisi toplanmis, tramwaydaki yolcularda da tik yok, hala icerde duruyolar"
"Puhaaa, super tespit yani!"
.....
"Olaya bak ya, bak para cektim bankamatikten, 10 YTL yirtik, olmaz boyle sey, bi de bantla yapistirmislar utanmadan, pes beee!"
"Puhaaaa!"
"Bu arada sana soylerken de tum siradaki herkes duydu, onlar da kiniyorlar"
"Haha!Tahmin ediyorum , bak simdi siradan homur homur sesler geliyordur, sonra ortalama 50 yaslarinda olan bir amca kesin"Ayip be kardesim , bankamatik yirtik para mi veririmis, ulan ne bicim ulkede yasiyoruz" seklinde yorum patlatmistir, ve o banka kuyrugunda kisa sureli yirtik paraya karsi bir ittifak olusmus, her para ceken dikkatli dikkatli paralari kontrol etmistir ki bi tane daha cikarsa imza toplama, miting duzenleme gibi yollara basvurulacaktir.Lakin senden baskasina yirtik para cikmayinca seni bu sorununla basbasa birakip herkes evine, pazara, kahveye filan dagilir:)"
"Hay allahim Emre ya bi telefon konusmasinda yurdumda ne kadar olay varsa hepsini aldim yani, Anadolu'dan gorunum programi gibi oldu"
"Wallaha Selin, bak seninle ne zor sartlar altinda konusuyorum bi bilsen , duse kalka, boyle"

Anadolu'dan Gorunum Programi
Ali Emre Onat Istanbul'dan bildirdi

7/02/06 

Son Cuma


PIC00003PIC00013PIC00016PIC00007
Sakatlik dolayisiyla bir cok postu yazamadik, icimizde kalacagina blogumuzda kalsin diyerek...
Ben bir zamanlar Ceylan gibi sekerken:)...

Tarihler 3 hafta oncesi bir Cuma gunu, casual day, kotlari, sortlari giymisiz....Hava 43 derece, ogle arasi...

Sarah buraya geldigimden beri basima gelen en guzel sey:)

Ayni departmanda calisiyoruz , ve de en yakin arkadasim burdaki.

Calismaktan sikildigi icin(burda yasamak kolay tabi) isten ayrildi, 2-3 ay tatil yapicak, yaticakmis hanfendi.Biz de son gunu kutlayalim dedik hem ogle arasinda hem de donunce ofiste.

Jess'le bulustuk ve de 43 derece olmasina karsin sigara icecegimiz icin disarda oturmak gibi bir gaflete dustuk.2 sise beyaz sarap da bunyeye eklenince en son ben fenalik gecirecektim gunesin alninda.

Yedik,ictik,gulduk, eglendik, son birlikte is gunumuzu iyi degerlendirelim dedik.

ama sonu kotu bitti:)
PIC00025PIC00026
Akrobatik hareketler yapmaya calisirken, sehrin en unlu, en kalablik caddesine nazir boyle bir goruntu olustu

Ofise donusumuzde muhtesem olmadi degil, cunku 3 gundur Sarah'i aglatmak icin tum calisanlar gerekli hazirligi yapmistik.

Departmanin en neseli insani, surekli kahkaha atar, minicik etekler, sortlar, acik sacik bluzler giyer:)

Her sabah kapidan girince tum taki-kiyafet-18 cm topuklulari yuzunden benden 2 km elestri alir, her maas gununde ogle arasinda icer, sonra kahve icer, ofise gelince de ben caktirmamaya calisirken Sarah herkese gulerek ne yaptik ne ettik anlatir.

Yani benden daha manyak ve de eglenceli bir insan

Beni en cok merak eden, hatta arada ustuste 5 kere arayip ablalik rolunu de ustlenen yegane insan.Bilmiyorum o resimleri buraya koyabilecek miyim ama ,en yakin arkadasinin bekarliga veda partisini de o organiza etti. Ben evlenirken de gelecekmis , bana da organzia edecekmis ama bize ters!:)

10 parmakta 102 marifet yani:)

6 ayda cok fazla sey yaptigimizi farkettim simdi bunlari yazarken.Erkek arkadasindan Christmas partinin oldugu ayrilmasi,benim bizim evde Sarah'i gaza getirmem saraplarla sarhos etmem, ardindan salonda bana gosterdigi ilginc bir sey(puhaa,ben gercek olmadiklarini biliyordum zaten)Ve tum cabalarima ragmen Andrew'la geri barismalari, benim tum soylediklerimi ustune bi de Andrew'a anlatmasi...Ustune Andrew'in ailesiyle birlikte kutladim Christmas'i, buna ragmen cok sever enistem beni:)

Ya yazdikca yazasim geliyor olaylari ama bir yerde durmak lazim:)

en son bekarliga veda partisinden cikip Hilton balayi suitini basmistik, ardindan da Andrew gelip jipiyle bizi topladi:)ve de Sarah onde benim telefonumdan , beni arayan sevgili bir sahisla konusup, benimle ilgili brifing veriyordu, puhaaa!
PIC00018PIC00028PIC00029PIC00031
Hay allahim ya

3 hafta gecti, ben arada ayagi hasta ettim, cok sey degisti o zamandan bu zamana

Eksikligini cok fazla hissediyoruz:)

Bana taktigi lakabi burda paylasmak isterdim ama ailem okuyor:p

Sarah bunlari usenmeden Turkce'ye cevirise o zaman goruruz:p

(Neden postlar Turkce saniyorsunuz:)

6/02/06 

Broken Foot and Nomad:)

Yes i did it!
2 weeks ago....

i was at home and i was "just" tryin to go to downstairs, it was dark, i was runnin, and it suddenly happened!

i broke my left foot, it was so painful, and f.kin boring 1 week for me.

just stayin in the bed, doin nothing, and taking "strong" painkillers for 4 times in a day(3 tablets for each time!).Actually they're like drugs, whenever i took them,i went to sleep and felt nth!

Thank you guys, thank you
Devrim:), thank u Nomad:p!!!

"Acimiz buyuk, eglencemiz sonsuz:)"

1/02/06 

Yeni sezon heyecani ve insanlar cift yaratilabilmis olabilir mi?




Evet , uzun aradan sonra dun gece 8.30 itibariyle The O.C'ye tekrar kavusmanin sevincindeyim.3 saat boyunca hem gecmis bolumlerden ozetler, hem de heyecan dolu yeni sezonun ilk bolumunu izledim kabarik saclarim, topal ayagim, ayicikli pijamamala, cok zevkliydi.

Tabii The O.C'ye cnbc-e deyken bu denli izlemezdim ama nedense(!) Seth'e karsi insanustu bir sevgi beslemeye basladim.Yani aslinda daha once "aman ne de sirin cocuk, bak summer'a asik" gibi dalga geciyordum ama dun gece izlerken farkettigim bir olay sonucunda kendisini artik daha da severek izliyorum:)

The OC'yi de sanirim bu yuzden daha severek izleyip , kendimden nefret etmeme neden olabilecek "ah, oley Seth cikicak simdi!" reflekslerimi gelistiriyorum.

Tamam, tamam kabul ediyorum, allah allah...ama herseyin bir nedeni vardir...

Ayrica dun gece tanik oldugum olay sonucunda artik inaniyorum ki her insan cift yaratilmis olabilir, olabilir yani ne var:)

ama yasadigim sevinc, kafami hafif sola egip "ne guzel Seth'e benzeyen..." diye kurmaya basladigim cumleden ve de hayallerimden ibaret baloncuk dis mihraklar ve de parmaklar tarafindan patlatildi.Bir hayal kuramiyoruz, ne olmus herkes ister unlu birine benzeyen birini tanimayi, bu o insani sevmedigimiz, unlu benzer tarafini sevdigmiz, 2.plana attigmiz anlamina gelmez ki....allah Allah ya, bi hayal kuramadik..Ben de post yaparim iste, oh!Hem de Turkce!Puhaa!

bu aksam da House'in yeni sezonu basliyor saat 8.30da...Adamcagiz Ozge'yle benim elimizde kalacak, ikimizde kendisine ustun bir sevgi besliyoruz, ve tepki topluyoruz, olmaz yani herkesin yeri ayri!

Benim bu dizi sevdam yuzunden(tabii ayagimin da kirik olmasi etkili:) iyice asosyal olup dizilere gore bazi gunlerimi planliyorum..

Ayrica The X files'in yonetmeninden gelen "supernatural"i da severek izliyoruz...ay bir postta 8 konuya degindim

ama bu postun ana fikri Seth'i seviyoruz,benzeyenleri daha cok seviyoruz, ayrica insanlar cift yaratilmis olabilir:)

Haha!