31/01/06 

Selin Topaloglu


PIC00002
Originally uploaded by suselin13.
Yandaki resim narkoz yemis, sol bacagi kirik ve de 45 derece sicakta beyni bulanmis bir insan evladina ait...

efendim gecen hafta isten sonra ayicikli sortumuz, parmak arasi terliklerimizle evde toruruken 45 derece sicakta, kapi caldi, biz de merdivenin isigini acmadan kosarak inice, sol ayagimizi mefta oldu, sol tarafimizin ustune kapaklandik, ayagimizi kirdik uzerinize afiyet

O gun bugundur 1 gun tekerlekli sandalye ardindan 2 sevimli koltuk degnegimle:)narkozun etkisinde 1 haftadir evde yasamaktayiz.

Bi bunu yasamamistik, o da tam oldu, artik 50 yasinda torunlarimi toplayip anlatirim:"Kuzucuklarim, ben Avustralya'dayken..."

Degneklerle yuruyemedigim icin de arada hala dusuyorum, ayrica 2 katli evde yasamanin gercekten cok kotu bir sey oldugunu da tecrube ettik, yemek yemek icin asagi kata inmem yaklasik 15 dakka suruyor, merdiven arakatina koydugumuz bar taburesinde 5 dakka dinlenip, kahve icip, kendime fal filan bakiyoru:)Phuhaha

Neyse sakatken basa gelinmemesi gereken enstanteneler adli kitabimi yakinda bitirecegim, Turkiye'ye gelince best seller olacak:)

1-Iki degnekle yuruken ayni anda fincan nerenizde tasinir
2-2,5 saatte dus alabilirken ev arkadaslariniz:"Selin yaridma ihtiyacn var mi" diye koridorda sizi beklerse hangi uygun kufur gruplari secilmelidir.
3-Degnekle merdivenden inerken vicut hangi sekillere girebilir
4-Bestegul ile Nevriye'nin saglam iki bacakla 5 saniyede indigi merdiveni Selincan, bir sakat bacak, 2 degnekle kac saatte iner
5-Acil sevriste tekerlekli sandelyeye konulup narkoz verildikten sonra caniniz sigara icmek isterse ne yapilir?
6-doktorun verdigi kultur fizik hareketlerinden "sol bacagin(kirik olan) yukari kalkip, bilegi hafifi cevirip sizin de one arkaya egildiginiz hareketi hangi insan evladi yapabilir?
7-Kirik ayakla ustu acik arabaya binilirse ayak en musait nereye konmalidir...
8-Gece bara gidilmek istenirse arkadasiniz sizi kac km sirtinda tasiyabilir

Devam edecek efendim

Allahtan engelliler icin yollarin, koprulerin, kolay acilan kapilarin oldugu bir memleketteyim

Acimiz buyuk:)Eglencemiz sonsuz:)

20/01/06 

37 derce demis, yalan demis

ABC demis ki bugun hava durumu icin 37 derece
Yalanin da boylesi!
Dun aksam 6 da tam 41.5 derceydi, olctuk, kac kisi bayildi, ayildi saydik
Bugun oglen yemek vardi iste, disari cikma gafletine dustuk,kliamli guzelim foisi birakip, hay cikmaz olaydik, nasil bir hatadir!
Ickili yemek bi de, herkesin basina gunec gecti, saraplar da vurdu bizi, ise donduk herkes kaymis, sonra da Avustralya ekonomisi neden gelismiyor, gelismez tabi

su an aksam 6.29 , hava su dakka itibariyle 40.5 derece

Benimle yer degistirmek isteyen varsa bilet yollayayim

 

Ben olmadan ben




Ben olmasam hayatim ne kadar sikici olurmus...

Her gun bu monitorlerin, bu daginikligin anlami kalmazmis, ben dagitmadiktan sonra

Her gun laptopun yaninda duran portakal suyu ve fistiklar anlamsizmis ben yemedikten sonra

Isten gelince ev arkadasimin ic camasiri fonunda balkonda boyle yukaridan kendine de bakilinca, ayakkabilara saydirilmazmis, ben saydirmadiktan sonra

En son gunun bittigi saniyelerde tam yanimda duran kadim dostum, Essem bu kadar eglenemezmis, sahibesi ben olmadiktan sonra

bandanam orayi kendine yer bellemezmis, benim kafamdan cikmadiktan sonra

el kremim her sabah kalkinca"eline sur beni" gibisinden siritmazmis bana benim ellerime surulmedikten sonra

o telefon, konusmazmis kimseyle, benim sesim, benim gulmelerim olmadiktan sonra

ve defter...iplerini actirmazmis kimseye, acilsa da yazilanlar anlaml olmamis, bana yazilmadiktan, ben okumadiktan sonra...

Her insanin hayatindan her insani cikartinca nasil hic kaliyosa, benimkinde de kaliyor, ama benim hayatimdan beni cikartinca esittir benden daha buyuk bir bosluk kaliyor.Yani hayatimi hem benden hem de benim hayatimdan daha anlamli kilan benim...

Iste 18 Ocak 2006 gunu boyle gecti, aksam 6.45'e kadar calistim, yoruldum,45 dereceydi,eve geldim, balkonda az oturdum, ayakkabilarima baktim tepeden, acti karnim, dolabi actim, konserve vardi yine, kapadim yukari ciktim, laptopumu actim, homebrand mango-portakal suyumu aldim, tuzlu fistiklarimi, bir sigara yaktim gunun ustune,A'melie 'nin albumunu koydum, yazmaya basladim, ama onlar gizli kaldi bunlar yansidi.Sonra da sabah 4'e kadar arkadaslarimla icerek bilardo oynadim

2005'i dusunurken bi anda kafam dagildi uzaklara, insanlara, kisilere, olaylara, eskilere, guzel, guldugum, agladigim, ne s.tiri b.ktan bi dunyada yesiyoruz dedigim zamanlara.Sonunda da bunu farkettim.

Kendimi kendimden soyutladim, baktim, bazen kizdim yine kendime klasik, sonra dalga gectim yine, yine sacmalamissin dedim, ama cogu zaman, nerden bulmusum bu yasama enerjisini bunlara ragmen, nasil yapabiliyorum bu kadar sevebilmeyi, hem de bu kadar cok insani dedim, kendime geri dondum.

Tanri'ya sukrettim sonra, o mu verdi, ben kendim mi edindim bu yetenegi bilmiyorum ama, sukurler olsun ki her zaman gulebiliyorum, sukurler olsun ki hayatimdaki hersey icin savasmak zorunda kaldim o yuzden degerini cok cok iyi biliyorum herseyin, sukurler olsun ki etrafimda az da olsa gercek dostlarim var, bu hayati benimle paylasiyorlar iyi gunde kotu gunde

Iste hayatiminve hayatlarin anlamsiz olmamasi icin geri dondum!:)

Boyle daha guzel....

18/01/06 

Avustralya'nin bortusune de bocegine de, gunesine de

Dun gece her yerimi sivrisinlkler yemis masallah, sabah bir kalktim, bacaklarim, kollarim, sirtim, avuclarimin icine kadar sis.

Azman mi buranin sinekleri, nedir?Benim bildigim sivrisinek isirinca boyle kasiriz bi sure gecer sonra, yumurta gibi sismez!

Isin garibi bu sinekler eve nerden girdi, o ayri bir konu!

Zaten hava sicak, ozon tabakasi da yok , 30 koruma faktoru surunup ise gidiyorz, hay anasini ya!
karasinekleri de bir onursuz.Turkiye'nin sinegini seveyim, gururlu bizim kara sinekler, kovunca bir daha gelmiyorlar, burdakilerde onur-gurur da yik!kovuyosn patakliyosun, geliyo geliyo gozune yapisiyo adamin! sivri sinekleri tum kanimi emdi yarabbim

Teyzem gibi elimde terlikle gecenin korunde yatmadan ava mi ciksam acaba evde??Catanak, cutanak duvardan duvara atlayip, hepsini oldurup, duvarlari da kana bulayayim!

Kana kan, dise dis!Kanim yerde kalmaz efendiler, hepinizin kokunu kaziyacagim!!

cok kasiniyorummmmmmmmm

 

7 olumcul gunah


1. resim:Gozu acliktan donmus, 7 olumcul gunahtan birini islemek uzere olan Selin-Tugba insanlari acliklarinin son saniyelerini yasiyorlar....

2 en buyuk boy menu

1 en buyuk boy onion rings

2. resim:Geriye kalanlar; azcik ketcap, biraz barbeku sosu, 1 tanecik onion rings.

Sancilar ve de sucluluk duygusu icinde tepsiye bakilmaktadir ama artik cok gectir, cotan bu gunah islenmis, korpecik vicutlarimiza fast-food kulturunun ne kadar zarali maddesi varsa nifuz etmistir.

Yapilacak tek sey bu iki resmi iyice hafizalara kaziyip , tencerede pisen, hazir ya da mikrodalgada olmayan yemeklere sukretmek, annelerimizin, dolmalarin, mercimek corbasinin, hatta patlicanli pilavin bile degerini iyice anlamaktir...

Gecmis olsun guzel kardesim.....

 

Tuzu ver, ver tuzu!

ablam1ebruliablam2aylin-seymel-ebru


Geldigimden beri aldigim en guncel resimlerin:)Bak isyerimde ciktisini aldim su profilden olanin, raptiyeledim, unlu oldun, hadi yine iyisin!Gelen gecen soruyo bu kim?Ben de "Buyuk Taysi" diyorum Kaan'in deyimiyle, puhaaaaa!

boyle kafa kariskligini al,bir gece uyuyamayip yannislikla kafana basmamla carp, gecenin 4unde yatakta yorgan yastik,kic kadar kultablasiyla sigara icmemizle topla,mutfakta bambularda totomuzun izi cikana kadar sigara-kahve-muhabbetlerden cikar, 32 disinle bana gulup, ardi sira tekme tokat birbirimize girmemize bol....

Iste ben o kadar zaman sonra yanindayim:)

Sana olan 296 "MILYOR":) ve de 65413365 paket kirmizi winston borcumu bi ara odicem soz!
Ablam!Eyvah NEcdet'im,Ebrullah'im!

Aslan parcasi!Ben gelene kadar iyi hazirlan kondisyon filan, affetmem gelince 40 gun 40 gece guresicez,ben kas yaptim burda yandin kizim!cotanak diye girmezsem sana! puhaaaaaaa!

(Neden erkek dogmadik hala anlayamiyorum !)

Ben de cooook ozledim seni

"tuzu ver!"
"Emir kipi kullanma bana!"
"tuzu ver, ver tuzu!"
"hiiirh!vermiyorum abicim sen duzgun soyleyene kadar!"
"tuzu ver , ver tuzu!tuzu ver , ver tuzu!tuzu ver , ver tuzu!tuzu ver , ver tuzu!"
"Allah cezani vermesin Abla ya!Ayamanof!"

16/01/06 

Projem ve Mitoz bolunme

Bu sabah yine etek topuklu ciftiyle, sarki turku soyleye soyleye ofise geldim, toplantiya girdik.
Patronum firma icinde benim de kendisiyle Internal Consultation'da birlikte calistigim birinin Disability Action Plan 'i uyarlayacagini soyledi.

Kendimi kandirilmis hissettim, tamam benim projemin daha bir cok konuyla da ilgili ama , ben aylardir calisiyorum, hukumetin, firmalarin kapisini asindirdim, firma icinde o kadar analiz yaptim, hata danismanlik kisminda birlikte calistigim kisi bunu yapacakmis.

Bir de bana bunun icin proje yoneticisinin uyacagi planlamayi gosterdiler, yani benim yaptigim ilk 3 asamayi da koymamis.Sadece son asamayisla Action Plan'i cikartacak.

Sonunda patronum da tavrini bozarak:"Sanirim senin yardim etmen, hukumetten ve de tum asamalardan cikardigin datalari, analizleri paylasman gerekecek, olur mu?" dedi.Olur ne yapalim hersey Disability, Multiculturalism icin dedik.

Bugune kadar projemle bu kadar duygusal bag kurdugumu, evladim gibi sahiplendigimi de farketmemistim, o da ayri bir konu.Gozlerimden cikan alevler ve de alt dudagimin bukulmesi de duygularimi ifade etmistir sanirim...


15/01/06 

Erhan Abi'nin Sydney'de ne isi var?


Kotu haber tez yayilirmis:)

Saka bir yana normal bir gun sydney'de oturuken Tugba sok haberi verdi:"Erhan Abi Sydney'deymis"

Zekeriye Beyaz misali :"Erhan Abi'nin Sydney'de ne isi var, sizin evde ne isi vaaar, bizim evde ne isi vaaaar" dan baska bir sey diyemedim.

Ertesi gece Opera Bar'da bulustuk kendisiylen.Erhan Abi Antartika'da da Sydney'de de ayni Erhan abi, bisey degismemis.

Opera BAr'dan sonra Salsa Bar'a gittik(!)Erhan Abi surekli bir dansetme cabasi, biz de yorgunuz seklinde kiviriyoruz.

Bar'in girisinde de buraya geldigimden beri ilk defa bir bar kavgasina sahit oldum.

Adamin teki sap gibi duruyor, altinda minicik etek, nerdeyse gogusleri disari cikacak gibi bir bluzla teyzenin biri adama Sevda Demirel misali bir sagdan , bir soldan yapistiriyor tokatlari!

Biz de merakli Turk insanlari olarak bi yandan olayi anlamaya , bi yandan da barin girisindeki siramizi kaptirmamaya calisiyoruz.

Kadin tokatlamaya, adam sap gibi durmaya devam ederken, kadini yatistiriyorlar, adam da yine sap gibi karanlikta yurumeye basliyor, ordan bi harale gurele guvenlik gorevlileri adamin arkasindan kostururken....

Ve sonunda Erhan Abi beklenen davranisi yapiyor.

Klasik orta boylu, saci dokulmus, gobek disarda, eller arkada hemen belde birelstirimis, hafif bacaklar acilarak , kafa 2 cm disarda, kaslar catik, bir Turk erkegi misali olay yerine dogru emin adimlarla yurumeye basliyor!

Biz bu sirada tugbayla sirada iptal olmus durumdayiz.

Bir sey yapamayan Erhan Abi, bu sefer ayni durusla bir asagi bir yukari dolaniyor...Hsyir biriyle gozgoze gelse, olaya dahil olmasi an meselesi!

Neyse en sonunda iceri giriyoruz kazasiz belasiz, herkes cilginlar gibi dansediyor.Biz en sonunda Tugba'yla eve gitmeye karar veriyoruz.Erhan Abi bizi taksiye bindirdikten sonra "U" donusu yaparak Salsa Bar'a geri donuyor.

Bu kitada bir cok tanidigim yasiyor, rastalntilar cok oluyor.

ama Erhan Abi'nin sydney'de ne isi var?:)


 

Kiro'ya mektup

PIC00093IMG_0714bondi beachPIC00092selin-selimstar jumpstar jump @ opera
"Sevgili Kiro,

Gardasim, bizleri sorarsan, Aborijinlerlen, koala, kanguru, kopek baligi yine tencere kapak misali buralarda yasayip gidiyoruz.Krokodillerin sana coook selami var.

Bugun 15 Ocak 2006.Maalesef yilllaaaar once insanlik icin kara bir gunmus.

Annem baban senin insanlik icin ne kadar tehlikeli oldugunu bilememis, hatalarini gec anlamislar.

Ne kadar tehlikeli olsan da, cikamadin hayatimizdan, Ayse Ozgun gibisin vesselam!

Uzun yillar cikmazsin insallah!

Senin gibi bir kirounun her daim hayatimda olmasi lazim.

simdi tilki misal kurkcu dukkanina donerken, Allah'tan baska yarim kurede degilsin diye sukrettim.Zira ucak parasi cok tutuyor Avustralya filan:)

Indirim gunlerinde hemmen bilet alip gelecegim, bakalim Turkiye ya da Avustralya disinda da hala eglenbiliyor muyuz?

"Bu yuzden her gece ben
Her gece uzulmusum
Bu yuzden her gece bu
Askin diline dusmusuuuuuuum:) "

Cok hizli kosma
Davsanlara dikkat et

Seviyorum seni cok!
Hastasiniz!

Iyi ki dogdun kirom benim!

Hasretlen operim girmizi burnundan

Ha bi de unutmadan, gecen Sidney'de bizim George street'te yuruyodum, Jackson's a gideyim dedim, ordakilerin coook selami var sana.Bak resmi yolluyorum, bakalim hatirlayacak misin burayi?

~SeliN~ "


 

Ilker-Ceyda'nin koskunde gizli kalmis, bilinmeyenler

PIC00102PIC00104PIC00111Ilker bana fal bakarkenPIC00117
Simdi Ilker'i, burayi okuyan bir cok kisi AIESEC'ten taniyor olabilir.Ama bugune kadar tanidiginizi sanmissiniz diyorum ben de size:)

Sydney gunlerinden birinde yine Ceyda'yi aradim, sonra aksam onlara gidicez, yemege, cok guzel firinda kitir patatesli, kasarli kofte, yanina, pilavidir, yogurdudur, yedik, ictik..(Ellerine saglik Ceyda)

E ardindan ne iyi gider, tabii ki Turk kahvesi, kahveleri de ictik, Ceyda'ya, Ilker'e fal baktim, sonra da Ilker bana fa bakti (Ilker'le birlikte toplamda 3 Genel Baskan ilk defa bana fal bakmis oldu, hepsi de ne dedi hatirliyorum)

Ilker'in baktigi fal akillara durgunluk vericiydi.Simdi ozel hayata giriyor , cok detay vermiyim ama tiplerdir, kac kisidir, olaylardir sakkir sakkir Ilker anlatmaya baslayinca Ceyda'nin da benim de gozler fal tasi gibi acildi, sahsen bu kadar iyi tutturacagini tahmin etmiyordum:)

Isin en ilginc kismi da cok gecikmeden geldi Ilker'den:
Ilker:"Sen 'Zugce' diye biriyle tanisacaksin'
Selin-Ceyda:"Zugce'mi, tugce olmasin?"
Ilker:"Hayir Tugce degil, acik acik cikmis Zugce!"
Selin-Ceyda:"Allah Allah, iyi bak bakalim Tugce'dir o"
Ilker:"Hayir hayir, Zugce, kesin!Bak Selin yaz bir kenara, tanisinca diceksin Ilker soylemisti diye"
Selin:"Peki, tamam, unutmam, Allah Allah"
Ceyda-Selin:"Allah Allah"

Bakalim ilker, aklimda Zugce, hic cikmiyor, tanisinca hemen haber vericem sana

Fal faslinin ardindan hemmen oyun kagitlari cikti, 3-5-8 oynamaya basladik,

Talihim yok bahtim kara!

Ilker-Ceyda cifti iman gucuyle beni "0"in ustune cikarmadilar sagolsular.
-17 ile bitirerekten bu zaman kadarki kagit oyunlarinda "Kumarda kazanirim, askta yenilirim, olsun oynayalim guzelleselim" unume buyuk bir leke suruldu, anlamadim neden boyle oldu

Hayir gecenin sonunda "Kumarda kaybeden askta kazanir, kumarda kazanan askta kaybeder" de diyip kendimi avutamadim Ilker ve Ceyda'nin yaninda.

Hem kumarda hem askta kaybediyorum, uzuntumuz buyuk, ama bir dahaki sefere hazirlayin, okeydir, kingdir, bakatir, 51'dir, 3-5-8 dir, sabaha kadar oynarim, ben kazanicam bu sefer Ilker-Ceyda!

Saka bir yana , o gece de beni kosa kosa otobuse yetistirdigini icin de cok tesekkur ederim

En yakin zamanda gelince gorusuruz, Ilker sana daha cok akil sorucam,

 

Ayse Kadin

dua eder gibi anne bana yemek gonder
son 1 ayin acisini cikartip ev de degil, odanin hatta yatagin icinde "nasil asosyal olunur?" uzerine acik oturum yapiyorum resmen

Neyse basliktaki gibi 'Ayse KAdin' misali bir pazar gununu sonlandiriyoruz.

Oncelikle aile bireylerimiz(anam-ablam-dedem-teyzelerim-abilerim ablalarim!) bu postu okuduktan sonra
"aman ne iyi olmus, kiz gitti oralara azcik ev isi, yemek, temizlik, adab-i mahseret kurallarini ogrenmis, gelince biz de faydalanalim!"
gibi bir sonuc cikarmasinlar.

O gun telefonda da dedigim gibi(yani ima ettim!)Ben gelince oturcam salondaki TV karsisindaki koltuga, bacaklarimi celicem; gak dicem iskender gelcek, guk dicem icli kofte, ay dicem midye dolma, oh dicem dilber dudagi, hanim gibegi!O'na gore, gelmem yoksa:)!

Neyse anacim seni cok seviyorum bu arada:), bu sabah kalktim, dedim ben neden hala oksuruyorum,baktim yatagin yaninda ikamet eden perdeler kapkara olmus! sonra icime bir iman gucu geldi, perdeler, carsaflar, kiyafetler, az daha benim ev arkadasimi da yikayacaktim, cocuk kosarak kacti!Bir de burda sicak suyla yikamiyor makinalar, mutfakta isiticida suyu isitip evde yukar-asagi 10 kere su tasidim!(O kadar da hamarat olduk anasini satayim)E gidiyorum en guzel, kokulu, yumusaticili deterjanlari aliyorum, bol bol koyuyorum yine kokmuyor, sicak suyla olunca hemen farkedildi:"camasirlarim, mis gibi, yumos gibi de yumusacik!" diye dsarilip sevdim hepsini

Neyse elektrik supurgesidir,utudur, yemektir, bir cirpida hallettik, sonra da kalsik olarak kendime baktim gulmeye, dalga gecmeye basladim:"Allah cezani vermesin Selin, haline bak, camlari sil, halilari kopurt de tam olsun bari!"

ama tum bunlara zit olaraktan surekli konserve tuketmekten midemden beyaz bayrak cikicak, hazir corba, hazir makarna,hazir mutluluk, hazir uyku... konserve, 2 dakkada yemek gibi urunlere karsiyim!ama masallah onlar olmasa bu hafta ayakta kalamazdim sanirim!


Simdi bana gelen iman gucunu iktisatli kullandigim icin(iktisat bolumunden bi ogrendigim bu var zaten:) geriye kalani da hala yazilmayi bekleyen postlarimda kullanacagim, onumuz pazartesi, simdi yazamam filan icimde kalmasin

14/01/06 

cumartesi gunu napilmaz?


1-ise giderken bile yapilamayan sey yani sabah 6da kalkmak yapilmaz
2-starbucksa termos kahve doldurulup, butun gun ayni kahve icilmez
3-yaklasik 10 saattir kucaginda laptopla yatakta kalinmaz
4-ac kalinmaz
5-Dun gece yaptigim borekler buzdolabinda saklanmaz
6-Nomad'a gecip de israrla Turkce post yazmaya devam edilmez
7-Bu da yetmezmis gibi elin :)bloglarina Turkce yorum birakilmaz
8-E-msn de Tugba'yla konusulmaya calisilmaz
9-Yatagin icinde cep telefonu kaybedilip, yine usenip de ev telefonunda caldirilarak bulunmaz
10-ayamanof! iyilesmek istiyorum
11-Ama karaliyim, bugun yataktan kesinlikle cikmayacagimdir!
12-Gary Oldman'i getirseler cikmam!
14-Bu post da buraya kadarmis,kah gulduk kah agladik, bir sonraki postumuzda gorusmek uzere efenim...

 

01.01.2006 saat 00.00 - Mutlu Yillar!




2005 benim icin;
-cok tavizler verdigim
-derslerimden kaldigim
-AIESEC'te en zevkli zamanlarimdan birini gecirdigim
-cok kez dibe vurdugum
-gercekten sevdigim
-cok'larla bogusup , hiclere kavustugum
-En sonunda hayatimdaki en buyuk hayalimi gerceklestirdigim
-Ozellikle buraya geldikten sonra, kendimi cok cok iyi tanidigim
bir yil oldu
Ama herseye ragmen en degerli seylerim
-Ailem
-Dostlarim hep yanimdalardi


2006 icin diliyorum ki:
-Herkes icin saglik
-Sevdiklerimi bir an once gormek
-Derslerimin %99unu vermek
-Turkiye'de duzenli bir hayatim olmasi
-Laptop'umu alayim gitmeden:)
-Dondukten sonra Avustralya'yi cok ozlememek
-Avustralya'da kendimel, hayatla ilgili ogrendigim, ders aldigim hic biseyi, insani unutmamak, burdaki tempomu kaybetmemek
-Ablam'la daha cok zaman gecirmek
-Sevmek-sevilmek:)
-Mutlu olmak!!!
cunku hayati, hayatimdaki insanlari, hayvanlari, nesneleri, herseyi cok seviyorum
Hicbirsey benden bu yasama sevincimi almasin!
Hoscakal 2005, ne de hos geldin 2006:P

 

Uuuuc



Ilker:"Gulumseyin uc deyince cekicem"

Basak:"Biiiiiiiiir"

Tugba:"Ikiiiiiiiiiiiii"

Selin:"Uuuuuuuuuuuu...."



 


iste fonda Tugba'nin getirdigi biralar, Basak-ben-Tugba tutturuyoruz, yanda da Gokhan

 

Ozan


Ozan AIESEC Izmir subesinden yaklasik 2 ay once aramiza katildi:)Canberra'da hukumette staj yapiyor o da

Ilk defa yuzyuze tanistik, masallah ilk gunden birbirimizi cok fazla sinir ettigimiz dusunuyorum!
Hersey Bondi Beach'de bana kufur etmesiyle basladi(kotu niyeti tokmus).Bir de aramis afedersiniz, ben sahilden Mc Donalds'a gidip alacakmisim beyefendi'yi!Ben de tabii tipik olarak icime atip , sonra yilbasinda bir anda kukredim kendisine :"Sen dun bana kufur ettin , hatirlamiyorsun galiba!!" diye

Neyse saka bir yana, Ozan'dan oc almak icin cocugun yalniz basina bir resmini bile cekmedim:)

Bir dahaki sefere OZan!

Simdi burda herseyi desifre etsem mi:)Cargo'daki, yilbasi gecesi halini filan...

Neyse , son giderken Sydney'deki turk mahalesinden bilimum seyler aldi kendisi, ben gozumu bi actim tam basimin ucumda Tinaztepe sulari!Iste demek insan gurbetteyken ulkesinin suyunu dahi ozluyormus!
P.s:Aksam Tugba 'Tinaztepe sulari'ni gorunce bir an dumur yasadi ama:)

OZan!gorusuruz yakinda, bak benim zamanim az kaldi:(
Soz cekicem tek resimlerini

 

ilker-ceyda


Ilker'le Ceyda'ya ileriki postlarda deginecegim ama surda da iki satir yazmak istiyorum.Oncelikle Ilker'le bu kadar zaman sonra Sydney'de gorusmek kimin aklina gelirdi.

bence cok degismis, ama bi yandan da degismemis.Herkesin Ilker'den ogrenecegi, saatlerce zevkle tartisacagi cok sey olduguna inaniyorum.Onun disinda ben en son kendisini Genel Baskan iken tanidigim icin bu kadar espri yetenegi oldugu ve de bu kadar gulup, guldurdugunu de bilmezdim:)

Ayrica Ceyda'yla da yeni tanistim yeni yil da ama hem o gun hem de sonra onlara gittigimde gercekten cok eglendik.

Devami sizin evdeki yasanlarda anlaticam:)

 

51 oynuyoruz, mutluyuz


Turkler, toplanmisiz, yuzumuze kalpleri yapistirmisiz, ustune Winston icip(Ceyda'cim cok cok tesekkur ederim) Ilker-Basak-Ceyda-Ben 51 oynuyoruz, daha ne olsun!

Mutluyuz Allahima bin sukur!

 

Brezilyalilarin 2006 dilegi


Ask dilemisler...

Gelip basimizdan asagi alevli kalpler doktuler, Ceyda, Basak ve benim ustume.Biz de heryerlerimize yapistirdik

Biz de isteriz tabi, herkes ister

Hepimizin amaci mutlu olmak


 

mutluyuz-Serge


Iste burda da 2005'i mutlu sekilde ugurlayan AIESECliler(arkamdaki Brad MC'den , en kenardaki adamim Serge, rus, o da MCden), obur arkamdaki GE stajyerlerinden Cek Alinka(isimleri de kafama gore yaziyorum ama dogrudur insallah) neyse, Alinka'da ben gelir gelmez, bana sevgisinden Herardo ile burnuma dayadi kola-saraplari, millet protakal suyu filan ciiyor, ben o saatte basladim sarap-kola ile hafif eglenmeye:)

Sergey'le ilgili de burda degineyim.Basak'da inanilmaz bir animasyon-dans yetenegi var.yani dans ederken animasyon yapiyo sanki kiz, 23 yillik yasaminda ona bir parttner bulamamistik, ta ki Serge ile Basak bulusana kadar.Anlatilmaz yasanir, iki insan bu kadar uyumlu dans edemez, dans diyorum ama kabare gibi!

Biz Cargo'ya gittigimiz gece dansetmekten ziyade Basak-Serge kabaresini izledik.Cok zevkliydi gercekten, super ikili adamlar, hani komedi dans uclusunu cebinden cikarirlar.

O gece dansettigimiz zamanlarda da Tugba-Basak-Ben R&B de bile gobek dansi,ciftetelli, ankara havasi oynadigimiz icin cok fazla ilgi topladik tabe(Daha cok "bu insanlar neden yerde camasir yikiyor"seklindeydi ama)

hemmen bir resimle de bir kac olayi anlatarktan posttan tasarruf ettim.

p.s: bu resimde de benim saclarim ayri bir egleniyor, iste insan bbu kadar eglenceli, efendim pozitif, hareketli olunca, saci basi da ayri oynuyor.Onlar baslamis simsiden kutlamaya yeni yili

 

yilbasi/ben-tugba-gokhan


Diger Turk insanlari.Tugba-Gokhan.
Simdi Tugba'nin geceye gelisiyle ilgili... bizden sonra gelicekti, anlattik filan, telefonda;

T:"Selin icki durumu nedir?"
S:"Ya biz almadik ama Serge'yle Markus gitmis, daha gelmediler, sen az biraz bira getir istiyosan"

Az biraz kavrami tugba icin 32 bira demekmis bunu da o gece ogrendik.

S:"Nerdesin?"
T:"Ben bi sokaktayim. karanlik boyle"
S:"allah allah yuruyen insanlari takip et, bak 10larca insan yuruyor"
T:"Burda insan yok ki?"
S:"Nasil olmaz?"
T:"Ya ben eve donucem, cok sinirlerim bozuldu, elimde biralar, yuru, yuru"
S:"Sacmalama Tugba, tamam sen polislerin oraya git, bi sekil bulucaz seni"
Bu sirada Ozan habire soylenmekte, uygun bir agac dibi aramakta, bende ya sabir cekmeteyim.

En sonunda Tugba'yi izbe bir sokakta bulduk, biralarin bir kismini tasiyamadigi icin bir sokaga birakmis(allahim ya!)onlari da alip 9'daki havaifisek gosterilerni sokakta izledik.

Ardidan da limanda Gokhan'i bulacakmisiz,o gece zaten surekli birilerini aramak,bulamamakla gecti..

ne ise Tugba ile bu anektodu anatmadan gecemedim.

 

Yilbasi Turk kafilesi


Iste 2 eksikle sydney'de yilbasi Turk kafilesi;

Ben-Ilker-Ceyda(Ilker'in nisanlisi)-Ozan(stajyer Canberra)-Basak, resimde gozukmeyip az sonra gozukecek 2 insan daha var:)tugba ve Gokhan.

13/01/06 

Sydney'de Yilbasi


Yilbasindan devame edelim, yerin adini hatirmaliyorum ama yilbasi gosterilerinin hepsinin izlenebilecegi, karsinizde Opera binasi , Harbour Bridge e aldiginiz bir noktadaydik biz de.Burun gibi de oldugu icin burundan guzel manzaralar yakalanbiliyor

ilk resimde hemen karsinizda Opera binasi var, kopru de yine gozukuyor zaten
2.resmimizde buruna gidip arka kismi cektik, biz yanlislikla feribotla bu limana gelmistik, cok guze, cok tiki, sanirim millet yatlariyla ise gidiyor, ne memleket, peh!

AIESEcliler, stajyerler, Hollandadan gelen AIESECliler, bir de tabii ki en kalabalik Turk grubu olarak herkes battaniyelerin ustunde yerini aldi.Bir ara ulke gruplari gibi olduk zaten, sagda Aussyler, solda Cekler, arkada Polonyalilar.

Burun(bizim oldugumuz yer) oldukca kalabalikti zaten.Arkamizda Brezilya insanlari dansedserler, amfileri kapip gelenler,butun gece guzel muzik dinleyip dans ettik sayelerinde, ilginc bir kalabalikti.

 

Turkuz!

Turk'uz!
Yilbasi icin bulusulacak yere gittik.Ilker'le Ceyda hazirlikli gelmisler.
Tavla-winston-oyun kagitlari

Zaten bu kadar cok Turk'u hele de sevdigim insanlari hele de yilbasinda gorunce neseme diyecek yoktu

Winston Turk sigarasi filan degil, ama ben Turkiye'deyken kirmizi Winston icerdim, burda da salak sacma bi suru sigara, Ceyda TR'den gelirken getirmis, bende bu guzellikten faydalandim.





Ustune Basak'la Ceyda tavla oynadi, ardindan 51, king, 3-5-8 , batak

tabi boyle durumlarda su ikilem oluyor, ingilizce Turkce karistiriyorsunuz, kime ingilizce kime turkce, ortaya karisik her zaman oldugu gibi

 

cabuk gel!



Arayi uzatma
Cabuk gel kardesim
Gel seni McDonaldslara goturucem

12/01/06 

Nomad'li olduk

Aibek zamaninda cok baski yapti, "Selin, sen Nomad'a aitsin ne isin var blogspot ta " diye, ustune de Devrim Pazar gunu Sydney'de "Gel kardesim sende Nomadlife'a diyince, ben de Nomad'li oldum.

Doddy'ye, Aibek'e ve de Devrim'e tesekkur ederim burdan:)

Sanirim Nomad'a en buyuk rakip olarak girdim, heheyt!

Bak simdi beni tekrar bir yazma istegi, bir heyecan aldi goturdu.

Zaten son postumdan sonra tanidik tanimadik bayagi tepki topladim.

Yazamiyorum cunku yaklasik 15 gunluk tatil+100 kusur resim var, biliyorsunuz bende herseyin bir hikayesi, bir anisi bir komikligi var.Toparlayamiyorum kafami

bir de uzerinize afiyet 1 Ocaki 45 derece, 2 Ocak saldir suldur yaginca tepeme bir hasta oldum, geceleri agridan, oksurukten uyku yok, butun gun iste internal research raporumu yazarken,

-sicak suya, limon+karabiber+bal
-limonlu tavuk suyuna mantarli corba(bough! )
-kitir ekmekli domates corbasi iciyorum.

Allahim ne zaman canimi alacak!Yeter bu aci, ben senin sevgili kulunum, kontrol ettim karakapli'yi; bayagidir da gunah islemiyorum, aileme, topluma faydali bir kisi olmaya calisiyorum, sen de habire bir sopa atiyorsun bana.

Neyse Turk insani dayaniklidir, iyilezecegim, plajlara atacagim kendimi tekrardan, gece alemlerine akacagim, oksurmeyecegim, gece iyi uyuyacagim.

bugun persembe yatcaz kalkcaz(yapabilirsem tabi) haftasonu gelcek

Bana bir yine yazma aski geldi hadi bakalim!




10/01/06 

Istifrah


simdi 100 u askin resimle benden yilbasidir,sydney'dir, insanlardir, olaylardir anlatmami bekliyorsunuz Kim napmis, tavla da kim yenilmis, en yuksek havai fisek nerde patlamis...
Belki sonra ayzarim simdi suraciga hemen iki satir karalamak istedim

ben cok kufur ederim, yuzune de dan diye soylerim herseyi


ayrica tanri beni yaratirken de demis ki :"bu kiza bi hayati 'ti'ye alma' yetenegi verelim de bu garip de boyle guclensin"

iyi demis, hayati hep ti'ye alirim, ciddi yanlarini da pencere, yastik, yorgan, kahve, sigara aralarinda hallederimher zaman dinlerim, ic ferahlatirim,sebeklik yaparim, acilarini unutturum, kendilerinin, hayatin iyi yanlarini hatirlatirim, guclendiririm, etrafimdakilere " semsiye" gozuyle bakip, mutlu olmasini ogretirim.

Yukaridaki gibi "yapiyorum, ediyorum" gibi ben ben ben dolu bencillik kokan cumleler fazla kullanmam.ama simdi kullaniyorum, ve bundan sonra da kullanicam

Herkesin hayatta nasil misyonlari varsa benimkilerden biri de bu

-insanlarin mutlu olmasini saglamak, yanlarinda olmak, falan filanbir de en onemlisi var ama ona daha var 6-7 sene
-3 erkek cocuk

simdi ben bu misyonumdan istifa edip obur tarafa gecebilir miyim?
yok arkadasim, ben simdi oturup dinlenmek istiyorum, biri de beni dinlesin, biri cumle arasinda desin ki: "E Selin hep ben anlattim, sen nasilsin?"

Zorunuza gitti di mi?Anlatmak kolaydir da dinlemek zordur cunku

simdi kitalar kadar uzakta beni tum dinleyecek insanlar, ya benim yarim kure asmam lazim, ya da onlarin

eger bu yaziyi okuduk , aman da icimiz karadi diyosaniz, sayfanin sag ust kosesinde carpi isareti var oraya basip cikabilirsiniz, burasi benim topraklarim, istedigimi yazarim,begenmeyen okumasin, cok da derdim degil, kimse okumazken de yaziyordum sonucta...

her zaman gulup guldurcek degiliz, ben de insanim sonucta

Canim sikilabilir, moralim bozulabilir

Tanri beni yaratirken ayni zamanda sunlari da demis:
"Su kizin icine demir koyalim da guclu olsun, her yukun altindan kalksin"
"Gozlerini azcik ufaltalim, gormek icin cok hareket etmek zorunda kalsin"
"Kalbini de biraz daha yumusak yapalim, cabuk ezilsin, nasil olsa demirle distan ikame ettik"

Iyi yaptiniz, iyi, ben icimden kanarim da disardan renk vermem di mi?

Omuzlarimi da azcik genis yapsaydiniz o zaman, ben tasiyorum ya, siz koydukca koyuyosunuz.

Ben guclu olmaktan da istifa ediyorum o zaman
23 senedir gurula bu ozelliklerimi tasidimama artik bende zayif olan, insanlarin sozunu dinleyen, surekli birilerine muhtac olan, hatta sirf yalniz yasayamadigi icin mutlaka yaninda bir sevgili bulunduran, onun omzunda aglayan, acilarini 2'ye bolup yarisini O'na yasatan, "surekli destege ihtiyacim var" rolunu oynayan, arkadaslarinin her zaman onu desteklemesini isteyen, mutlaka baska birilerinin onayiyla karar veren ...iste ben de o insanlardan olmak istiyorum...

biraz benim yerime baskalari karar versin, beni baskalari tasisin.

Zayif bir insan olmak istiyorum, asalak gibi yasamak istiyorum, sonucta herseyi mukemmel yapmak zorunda degil kimse, bende yapamiyorum zaten.

Yillar once ben baska noktalarin etrafinda donerken , kendi etrafimda donmeye basladim sonra,Simdi durucam, siz de dusuceksiniz etrafimdan, anlastik mi?