
evet son gun Basak'i isyerinde ziyaret edip Tugba'yla 2."Beykoz Alaborasi" ni yasamak uzere Goald Cost'a yola ciktik.Hayvan gibi tren parasi verdik ve de kimse biletimizi kontrol etmedi, bunun
"uzerine acaba bilet almasaydik kimse farkeder miydi?"
"ama burda insanlar durust bizim gibi fitne fesat fucurluk dusunen yoktur, farketmezlerdi heralde, bi dahaki sefere almadan binelim bakalim nolcak" gibi diyaloglarla birlikte trene atladik
uzun yol boyunca yine hayata dair cesitli konulara degindik, klasik olarak:
"Allah Allah ne garip dunyanin obur ucunda aklina gelir miydi bir trende Goald Cost'a gidecegimiz??"
diyaloglarini gectik.
Sonra acaba hangi durakta inecektik diye dusunurken indik.
WC'de cok oyalandigimiz icin otobusu kacirip resmen colun ortasinda kaldik.gitik haritadan baktik acaba nasil gidebiliriz diye.
"Acaba bu haritanin olcegi kac, yani yurunebilecek mesafe mi?"
tartismalarindan sonra
Otobus'un 20 dakkada gittigi yolu Bestegul ile Nevriye yuruyerek kac dakikada gider
diye hesaplarken
Tugba Sert'ten sok soru geldi
"Ya Selin yurusek mi acaba?"
Resmen gunesin alninda, colun ortasinda, su yok, sapka yok, gozluk yok...neyse bekleyelim dedik
En sonunda Goald Cost'a gelebildik icimiz acildi..

sonra neden birden alisveris merkezine girdik, yiyecek bisiler, ve de baska bisiler almamizla bir "delik" tartismasi acildi..
4 muydu emin misin?
Ya 3 olmasi lazim degil mi(allahim koptum yine)
simdi sag bastan sayiyoruuuum:)
Bu konuyu da karar bagladiktan sonra buyuk dalgalarin, ucgen vucutlu surfculerin, yakisikli cankurtaranlarin oldugu:) plaja gittik, hemen totmuzu bir yere koyduk

"Hadi yuzelim!" oley oley, en sonunda kizgin kumlardan serin sulara atlicaktik.
Ilk basta neden okyanusta acaba herkes ip gibi dizilmis bekliyor derken, cevabi tecrube etmemiz cok uzun surmedi.
Got kadar su da deve kadar dalgalarla yerden yere vurduk kendimizi, alabora olduk resmen. Mesela ben bi ara Tugba'ya baktigimda sag bacagi suyun ustundeydi, tabi ben de bu sirada yan amuda seklinde dengede durmaya calisiyordum.
Ayrica tum "ip gibi dizilen okyanus sakinleri"nden her dalgadan sonra bir bikini duzeltme ve de
"Ya pardon orda mor bir bikini alti gordunuz mu?"
"Bi onceki dalgayla bacagima dolanandi sanirim, hanfendi yesil bikini ustu var, ucgen kesim var 2 dalga oncesinden geldi, lazimsa verelim bulunsun"
"Aha bakin sol taraftan buyuk dalga geliyor" fitir fitir o "ip hizasi" bozulmadan sol tarafa komin hareketlerle ulasilip , yine komin seklinde alabora olunur, ve de tum "ip sekli okyanus sakinleri" bu grupca dalga kovalama, alabora olma,kafayi gozu yarma, bikinin altini kaybetme aktivitelerinden cok memnundur.
Sadece 15 dakika dalgalara dayabildikten sonra
"iyh!neyse yemek yiyeyilm bari hadi"dedik ve de sahildeki yerimizi aldik..
en cuzundan bol salatali, ton balikli "HomeBrand" mango-portakal suyunu devirdikten sonra azcik yattik, uyuduk, sonra asil macerali olan donus yoluna geldi sira!
yine otobusu kacirdik, sasirmamak lazim, onumuzden gecti gitti!
Sehirlerarasi otobus terminali gibi bi yere gittik, bizim ASTI, Esenler gibi.Ama terkedilmis, firmalar var 1 adam yok..
Neyse duraga donup beklemey basladik, o sirada kaza oldu, biz Turkce kritik yaparken yandaki gay'leri farkettik.Adamin erkek arkadasi gidince de , ustune de kaza olunca hemmen Tugba ile gay amca bir yakinlik kurdu, bende hala meyve suyunu iciyordum.en son su diyalogu duydum:
"aaa DJsiniz demek, nerelerde cikiyorsunuz, ben de Sydney'de yasiyorum gelirim belki"
"Tabi tabi beklerim, Gay bar var seyde, biliyo musun"
"?!?!"
Puhhahaaa, sonra otobuste de amca yanimiza gelemesin diye basladik yine TR konusmaya,
Trene bindigimizde ise , iste o an, iste o amca!!
!
Bizim beynimize gunes gectigi icin uyuyakalmisiz, ustte bikiniler, etekler, bi uyandik, vagonun arka tarafinda beyaz sacli bir amca bagira bagira sarki soyluyo
Garip olan sarki soylemesi degil
yuzune tras kopugu surmus, cami da ayna olarak kullanip bi yandan kendini kopukluyo, bi yandan da sarki soluyo...
Ayrica bu durum onun icin hic de garip degil, yani o cok mutlu halinden, kendinin camdaki kopuklu suratindan, ve de tum siseyle kendini kopuklemekten ve de ray tingirtisina eslik eden melodisiz detone sesiyle sarki soylemekten:)Ondan mutlusu yok dunyada.
Ben dunyanin en kopuklu, detone sesli adamiyim.Homur Homur
Biz olayi kavramaya calisirken, kopmustuk zaten coktan
"ulan daha baska kac deli bulacak bakalim bizi bugun" cumleleriylen benim parlak fikrim uzerine
"AaaTugba, bak kopruyu gordum, burda inip yuruyelim"
Tabii Brisban'da pek cok kopru oldugunu ve de bunlarin hepsinin birbirine benzedigini gozonune almadan...
Surekli yuruyoruz, hep bir kopru,hep bir kopru, evi bulabildik ama gecenin sonunda
Ben sabah uyanamadigin icin ucagimi kacirdim, toplantimi kacirdim, ustune havalalanindan ptrounma:"ucak rotar yapti ben gec kalicam 3-4 saat"diye mail attiktan sonra
Evli evine koylu koyune
Yani o kadar olaydan sonra biraraya gelmek, burda biraraya gelmek cok guzeldi.yine tum gariplikler bizi buldu
ama coook eglenceliydi , coook