Ruzgarlı günlerde uçuşan etek giymek yok!
Ruzgarlı günlerde uçuşan etek giymek yok!
G'day mate!:)
it'll be great 2 see you again girls!
cant wait 2 see you here!
(pls bring some vegemite:))

Ben suraya yeni resimleri ekleyeyim de sen bi ara gazı al, bakalım gelcek misin gelmicek misin!!
Hadi git 2 gun aileni gor sonra don yuvana
Daha Nutters'a gitcez, hahaha!
(Nutters'da bi afilli sekilli olmus Goker sorma, acik hava diskosu tarzında boyle alevli bir ortama donusmus:)
Satılmış AydınDoğan'ın basını istediği kadar TV'de gazetelerde yer vermesin, duyurmasın, bu mitingi küçümseyip "370 bin kişi katıldı" desin, orada oyle bir kitle vardı ki, kimse ne yazılana ne çizilene inandı.
Mitingde yaklaşık 2,5 - 3 milyon insan vardı.Bazı kaynaklara göre alana giremeyenlerle birlikte 5 milyon.
Kanal Turk'te hem tüm gün, hem de sürekli miting ve de yorumcular yer alıyor.Tek doğru yansımayi yapan kanal kendisi idi zaten.
Benim tüylerimi diken diken eden bir kaç nokta ve sloganlar...
Nereye kadar görmezden geleceklerini söyleyeyeyim.
Ay arşivi tırmıklarken bu resimle karşılaşınca bir gülme aldı beni.
80'lerin kendi kucuk acıları büyük insanı!
Kendisinin , daha dğrusu küçük versiyonunun kulaklarını çınlattım, bilmem sağır oldu mu?
Malum bir zamanlar kendisi bize bayagi bir malzeme olmus, guldurmustu
Sn Digiturk Yetkilileri,
Size sesleniyorum!Medium dizisi sezonu bitti ama neden tekrar baslamiyor.Her ay " ha bu ay basladi baslayacak" diye dergiye bakiyoruz, uzulup geri kapatiyoruz.
Medium'u izlemeyen bilmez, izleyen de cok iyi anlar, aksam eve yorgun argin gelirsiz, yemek yerken heyecanla Medium'u izlersin, ardindan da Monk'u..hadi gec geldin, haftasonu tekrari vardir ama Allison Dubois ve kadinlarin sevgilisi, aile babasi, karizmatik, nasil hala bu kadar sabirli, hosgorulu, 3 cocuk sahibi, bir medyumla evli ve uzay muhendisi oldugunu anlayamadigimiz , yuce insan Joe Dubois mutlaka vardir.
Daha önce diyetle filan işim olmadığı için hiç bilmem o olayları, 50lerden yukarı çıkmadığım, çogu zaman "kilo alsana biraz" diye toplum icinde uyarıldığım ve de hep vicudumu çok sevdigim hatta Avustralya'dan dönünce göbeğim olsun diye bayağı kastığım...







Buyrun barbeku ulkesine...

Ya boyle Avustralya gunlerin gozlerinin onunden film seridi gibi gecsin istedim, ondan boyle sanal ortamda kalici bir hediye olsun dedim.
Oncelikle iyi ki dogun.Yani bravo bana ki dunyanin obur ucuna gidip ayni yerde oturdugum, ayni yerde calistigim, hem Turk hem de yay burcu bir insan bulmusum pes dogrusu!
Neyse bir kac resim koyayim dedim ama reismlere baktikca bir gulme, anilarin canlanmasi durumu oldu.
SA Water gunleri,terasta Erol Atar vari yaptigimiz cekim calismalari:),Amit-Dusan ikilisi, sabahlara kadar Coupling izlemeniz tum sezonlari bitirelim diye,her aksam ben yemek yapmayi bilmedigim icin garip makarna turevlerini denememiz, bi de utanmadan ustune senin soylenmen, hayir sanki ben sana yemek yapmak zorundayim:)!Ilk Avustralya sosis deneyimim de yasadigim hayal kirikligi ve sosle olan diyaloguma katlanman:)en cok aklimda kalan kismi da, Ibrahim Tatlises'ten Haydi soyle ve Ozcan Deniz'den yalan mi adli eserleri bir gecede en fazla ne kadar dinleyebilecegini benim sayemde test etmemiz(su anda da havaya gireyim diye arsivden buldum cikardim:), sen gitmene yakin, sizin evde gurbeti gecelerimiz:)Sonra benim itiraflarimi kaydetmen!Gilbert Hotel Pub, hala neden orayi o kadar sevdigimi bilmiyorum.Bunlari yazarken bayagi eglendim acikcasi.Dusan'in gozlerini acamamasi filan:)Bunu okuyan yillardir arkadasiz zanneder, aslında oyle oldu ama Avustralya'da sadece 1,5 ayda bayagi bir sey yasamisiz.
Ya dunyanin obur ucuna gidince bile benim kaprislerimi cekecek bir Turk insani buldugum icin cok sansliydim gerkcekten.
Sen simdi Belcika'dasin, az daha oraya da geliyordum ya, tam senlik olurdu artik:)
Life goes on kardesim!Kader bizi yine dunyanin bir garip memleketinde bulusturacak eminim.









Evet bu 9 Aralik'i da alnimizin akıyla devirdik.Hayatimda oyle satafatli disarida kutlamayi sevmem ama iyi oldu.Calgili cengili, onden falli, yine bol sarılmalı bir gece gecti.Gelen herkese cok tesekkurler, cok eglendim sahsen:)
Simdi 20leride ikiye bolunce bir 30'a gereginden fazla yaklasmis gibi hissetsem de, daha 5sene var:)(Toplum icinde zugurt tesellisi:)
Genelde soyle bir dusunme tarzi olur(yani en azından bende boyle)Dogum gunu ve bir kac onemli gunde gecen sene neredeydim, bakalım simdi neredeyim diye oturup kisa donemli hayat analizi yapılır...



Bu converselerim Bodrum'da gitti, ayrica 1,5 senedir kar yagmasini bekliyordum, dun gece 2.40 siralarinda annem kosa kosa geldi :"Selin yetis! bak kizim disari kar yagiyoooor!" diye cigirdi.Cocuklar gibi camlara ciktik, sanki hayatimda ilk defa kar gorur misali boooyle camda biriken karlarla oynadim, o kar sessizligini dinledim:)
Lakin pazar sabahı gazetelerini almak icin asagi indigimde tropikal iklimden donmenin ne yanlis oldugunu kizaran parmaklarim ve burnumda hissetmedim degil.Ama artik cok gecti,Bodrum hala sicak da degilmisdi, vicdanim rahatlamisti bir anda..
Bazenleri boyle yolda kulagimda "neyim var ki rapten gari" calarken,yururken durup bakarim, ozellikle yagmurlu ya da karli Ankara gunlerinde.Neden sonra durumla alakasız hayatimla ilgili cok ciddi meseleleri dusunmeye baslarim.
Hayatta en zor yaptigim sey karar vermektir.En kotu karar kararsizliktan iyidir ya ben o kotu karari bile veremem.bknz bu yuzden ac kalmisligim, kiyafet alamayisimdan acikta kalmisligim ya da magazadan kovulmuslugum var somut ornek olarak.Genel olarak da baktigimizda cok iyi isler cikarabilen bir insan olarak pek bi cok alanda basarili olurum.Tam birseyi tamamlayip "Evet budur, ben bu iste devam edicem, sunu bunu yapicam " derken, onume baska bir kapi acilir, o kapılardan girerim,onu da severek yaparim, ve de baktigimizda 25in kapisini calmama 1 ay kala bir cok alanda kendimi gelistirmis ama hala 10 sene nerde olmak ISTEDIGIME karar verebilmis degilim.Cunku bir cok sey yapmak istiyorum ve yapmama iicnde hicbir neden yok!
Bu idealist olmamaktan kaynaklanmamakta.Ben aslinda soyle bir sey istiyorum.O koca agacin en tepesinde sefa kurmak, ama tepesinde sefa kurana kadar ustundeki elma armutlarla hasir nesir olmak ve de dallarda cebellesmek, her yuksekliklten ayri zevk de almak istiyorum.
Nasil!Cok karisik oldu degil mi.Benim hayatim oyle:)
Simdilerde de hayatimla ilgli bir cok insana akademik olarak ters dusecek kararlar verdim.Boyle olmasi gerekiyor, ben bunu istiyorum.Baska bir sey yok.Simdi de tekrar yurtdisina gidecegim insallah.
Kesin ve net olmamakla birlikte 3-4 senem gayet acik.Hic degilse yanimda olacak insan:), ailem , yasayacagim sehir, akademik statum vs.
Gersisi de belli olmasin zaten, o zaman heyecanli olmuyor.
Ankara'da kar yagdi, converse lerim artik yok, parmaklarim, burnum kizarip usudu
Seviyorum ya hayati!
Haydi operim
Tanistirayim.Resimde gordugunuz Boxer gillerden Rex oglu yeni aile ferdimiz oglumuz:)
7 Ekim'den beri birlikteyiz:)6 aylık, boxerları olanlar ne mukemmel ve akıllı varlıklar oldugunu bilirler(kocama ve vahsi gorunuslerine ragmen).
En hasta oldugum ozelligi de oglumuzun boyle resimdeki gibi kucuk Emrah gibi kaslarini birlestirip, kafa hafif saga yatik sarkık yanaklarıyla saf saf bakmasıdır.
Gelelim konuya,kendisinin hala bir ismi yok, tipine yakisir heybetli bir erkek ismi ariyoruz fikir bekliyoruz.
Tugba'dan gelenler:Hasmet,Oz,Kelle,Zeus,Hanzo -favorim :) hem de cok heybetli,Rambo,Rocky,Babazula,Arap,Kuntakinte -kole isaura'daki karakterden birinin adiydi,Takoz -eksi'den gordum
Kalantor,Godaman...

Toplanma amacimiz, mutlu olmak, pasta yemek, pasta yapmak
Usenmeden pasta!
Pasta'nin adi da "Hastanin ugursuzu gece yarisi" pastasi kalir,
kremsantiler, cift kavrulmus biskuvitler ve de cikolatalar icinde sabahin 7sinde Aselsan'a gidecek olan Tuna'dan feryadinin yukselmesi uzun olmaz:
"Ne icin?Ne icin?Ne icin?"
"sogan bagdas"i seklinde krem santilerin arasindan yukselen feryat sonucunda kendimizi sorgulayip pastayi yapmaya devam etmemiz sadece 2 dakika surdu.
Sonuc olarak ortaya cikan atmasyon pastamiz resimdeki gibidir.
Burada isin ustadi kisiler varken, musade istiyorum onlardan ve de bu atmasyon ama lezzetli "HAstanin ugursuzu geceyarisi" pastasinin tarifini veriyorum


sure:12 dakika
malezemeler:
-2 adet hastanin ugursuzu insan
-motivasyon-inanc
-2 paket biskuvi
-cikolatali puding
-krema
-ceviz
-kivi
-muz
kremayla pudingi ayri kaplarda hazir ediyoruz efendim
cifte kavrulmus biskuvileri dayanıklı bir torbaya dolduryoruz, ses cikarmayacak bir zemine "sogan bagdasi" seklinde comuyoruz ve de eger son zamanlarda bizi gicik eden bir insan evladi varsa (ben Avustralya'yi yendikleri icin Brezilyalilari dusundum misal) onu dusunup biskuvileri abartmayarak yumrukluyoruz:)
ufalanan biskuvileri cikolatali pudingin icine katip iyice karistiriyoruz.guzel bir borcam alip icine bu karisimi bosaltip spatula yardimi ilen duzlestiriyoruz.Krem santinin yarisini pastanin ustunu kaplayacak sekilde spatulayla boca ediyorz, Ardindan Tuna tarafindan bicimsiz kesilmis muzlari ve de kivileri uste diziyoruz.
Kalan krem santiyi torbaya bosaltip, ucuna kucuk delik acarak susluyoruz pastayi
"S T " yaziyorsunuz tabii ki, yoksa pasta lezzetli olmaz:)
Sevdiginizin ismi, hayvan ismi , garip gurup sekiller de olabilir, ruh haline bagli degisir:)
en son cevizlerle susleyip buzlukta 10 dakika beklettikten sonra yumulabilrsiniz.

Bir de mumkunse kolayi gazsiz icen, hatta gazi kacmasi icin cay misali onu cay kasigiyla karistiran, kasigi da cikarmadan icen, singir singir seslerle sinir bozan bir insan bulmaniz olayi daha da eglenceli kilacaktir.
Tuna ve benim yaptigim kadar lezzetli ve de nese dolu olmayacagina eminim ama yine de bir deneyin bakalim:)
afiyet olsun
Hastanin ugursuzu-2- Selin

Tuna'yi mezun ettik
Aselsan'a transfer de ettik
MEzuniyeti icin butun taki-toka-makyaj-kiyafet-alisveris cilelerine de katlandik
Torene gidip Cevat Kelle gibi tum fotolarini da cektik
Var mi benden daha vefakar kuzenin , soyle bana?!?!?!
hayirli isler bol gunesler:)

Duydugumda artik neyin civisi cikti bilemedigim bir olay , replikler hayal urunu, iskelet kismi gercektir.
Zugce-bayan-uzun yillardir tanidigi yakin arkadasi Osman ile aralarinda duygusal birseyler baslamistir, ancak kendini cok koruma, asiri gurur, duygularini ifade edemem gibi sert bir mizacinin altinda yumusacik kalbini saklamaya cabalamaktadir.
Osman-erkek-kisa sureli isimsiz iliskiler yasayan, baglanma noktasindan korkutugu icin kacan kovalanan bir insandir.Iyi bir kisiligi olmasina ragmen sonucta erkek oldugu icin uzulmek yerine uzme sloganiyla yasar gider.
Bestegul-bayan-Osman'a asik oldugu iddia edilen hikayenin diger bayani
Bestegul:Aglayarak odaya girer
"Zugce, cok ozur dilerim ama ben Osman'a asigim!biliyorum seni cok seviyor ama (hungur fosurt)onu cok seviyorum
Zugce:(hıng!)seyy.. yok biz birlikte degiliz, sen tepe tepe sevebilirsin kendisini
Osman odaya girer
Osman:Ne oluyor?
Zugce:Hic canim, Bestegul seni seviyormus, bende aramizda bir sey yok dedim, aranizdan cekildim, ben yokmus gibi davranin
OSman:hı?!ciddi misin Zugce?Aramizda bir sey yok mu dedin.Ama zaten sen benim her zaman yanimdasin, cok iyi arkadasimsizn, tamam o zaman Bestegul de madem beni sevmis,deneyelim bir
Yorum yapacak yerlerim gecici olarak servis disi.
Biz zamaninda bilmememisiz, aglamamisiz, meger bir aglamaya neler bedelmis
Neyse ben aglayip bu sekilde mutlu olmaktansa , aglamayip, yalniz mutsuz da olurum
Ben, ben ve ben , super iste!

Aylardan Mayis,
gunlerden 28'i
yerlerden Istanbul.
Denk dusmus Mtlda'nin dogum gunune gidicez Ucan ev 'de
Gel gor ki Selin'in yine bir zaman yonetimi krizi, ve de himbilligindan plana dahil olunamamais, "kesin geliyorum, acilin uleyn, kismeyi de tanimiyorum ama olsun" laflari havada kalmistir...
Sanirim saclarinin bonusa donmesinde bunun da payi var:)
Yasindan buyuk kalbi, beyni ve de dili olan Mtlda hanim
bir sicak Avustralya gununde okumaya baslayip da birakamadigim, sanki her gun gorustugum insan tadinda bir noktaya geldigim yuregi buyuk insan
Nice mutlu yillara insallah 50 yasina gelince de hala gorusuyor olursak, bulustugumuzda bunu kafamam kakmazsiniz:)
Ben gellince bir dahaki sefere, seni yediricem, iciricem gezdiricem, tum gun yiyip icip, yatip yuvarlanip , ustune de turk kahvesi de patlatiriz istersen
Anneciginin de ellerinde operim:)

Burdan universiteme sesleniyorum:Aciklayin aritk su notları!
Burdan Iktisat 5 Ayberk'e sesleniyorum, cok saol guzel kardesim yilmadan Onur'la beni saatlerce formullere bogdun , "Evet Selin simdi sen coz!" diye hocalik yaptın.
Burdan girisimcilere sesleniyorum:Bahceli Besevler bolgesine kadrolu ogrencilerin, yani yasi basi biraz daha asmis olanlarin zevk alacagi guzel yerler acin.
Seviyorum sinav donemini, bi de okulun kadrolusu olunca
Sanki geleli de 2 hafta gibi geliyor ama 1,5 ay filan oldu heralde.arada vizeler, is, finaller basladi derken...
iste resimdeki gibi isten civigim cikmisken, 2 dakka kestirebilecegim bir Hilton odasi olan sansli bir calisan oldugum icin Allah'ima sukrettim tabi
Kuzenim benden once girdi , ODTU ele-elo, MAtematik'i ayni anda bitiriyor, ben hala!!Keratanin ODTU KKM'de proje sunumu varmis, ona gidecekmisiz sulaleyi temsilen.
Hayir yani bizim Tuna, sen 4 yasindayken kafama tahta kultablasini firlatan, kabarik saclari ve de cirtlak sesiyle durmadan aglayan Tuna bilim adami mi ne olacakmis, daha neler?allahim ne gunlere kaldik:)
Kep atacakmis da ben de gelecekmisim, gelecegim sekerim, gelip sen kepi atarken stadyuma firlayip tum Kultablasi olayinin arka yuzunu anlatip , halki aydinlatacagim!!:)
Cihan 'da yarin oburgun dugun davetiyesini yollarsa Sak! diye dusup bayilacagim
bu arada annem de anlamli cumleler kuruyor ama kimeeee!yok ablam 27 oldu, ben 25lere teget geciyormusum(tamam boyle hic cumle kurmadi ama ben anlarim manali ifadelerden, kadin uzuluyor tabi)..Eeee, boyle geldik boyle gideriz, neyse ki tek tasim var da ordan olayi sivistiriyoruz, hatta sarkisini da yapmis Nil kardesimiz, her ne kadar kendim takmadiysam da olsun.Sag eller havaya, laylaylay seklinde

Onun isinda dunyanin en guzel disleri , agzi, burnu, kabarik saclari, piercingi, gozu , kasi, tuzluklari, hitit gunesi olan ailemizin Jeologu da en sonunda kulelerden inerek evinin yolunu bulabildi, Jeologlar ve de aile halki buna cok sevindi tabi.tum temsilciliklerde kutladik olayi.
Annem en sanssizi, surekli kizlarindan biri gidiyor , biri geliyor, kadinin 50 yasindan sonrasi onun bunun yolunu beklemekle gecti, Allah kolaylik versin walla.
Ha bi de teyzemin webcam-mikrofon gibi teknolojilerle tanismasi sonucunda iki ev naklen yayinla her gece 1 saat canli yayinla birbirimize baglaniyoruz, teyzemin soru sorma, "Yalan!" deme ve de benim orama-burama yorum yapma ihtiyacini karsiliyoruz, genelde teyzem mikrofon basindayken , Cihan fonda afroditvari yatar, tuna da fonda arastirma yappiyorum bahanesiyle halki kandirarak e-bay'den tahta kultablasi siparis etmekte olur.Ama evin sozcusu Teyzemdir hep, biz de de fonda annemin ufacik bacaklariyla sozculuk gorevini ben yurutuyorum, dedem hala bilgisayar neymis, bu mikrofon ne oluyor simdi,neremize takiyoruz, ne tarafa el sallayacagiz gibi celiskilerde olsa da 90 kusur yasinda hizli ogreniyor, yakinda 80lilerle chatlesirken yakalayacagiz diye bir korku dogdu icime:S
Bu aktiviteden de mutluyuz, ben cekirdekten ailemle, sonra da buyuk cekirdekten, teyzem, dedem, ne yazik ki tuna seklinde buyuyen soyaagacimla mutlu olan bir insanim.Mesela ozledim teyzem ne zaman gelecek, bana yine isyerindeki maceralarini anlatacak da ben ustune yorum patlatip kendisini komaya sokabilecegim ve onun ustune bana"ha...r ordan" seklinde gulerek kufur edecek...


Sinavlar ve de is olmadigi zaman ev hali seklinde, mutfakta, salonda, bilimum ev gozlerinde hemen bir vicut bukulme hareketiyle bir yere cokme, sag bacagi dikey digerini bagdas seklinde koyup dedikodu yapmaya doyamiyorum,tabii her haftasonu gelen iman gucu sonucunda da bir temizlik abidesi olduk.
Hic anlamazdim su durup duruken heryeri temizleme istegi icinde olan insanlari, ama Avustralya'da bana bi haller oldu, orda da her pazar ev isleri yapardim, yok camasir bulasik filan, simdi de anacim gozleri yasarmis sekilde bu kazandigim alsikanligi sonuna kadar degerlendiriyor.
Neyse o da yaslandi yardimci olmak lazim, Puhahhh!!!!
Ben simdilik GaziCell lig macindayim Cuma'ya kadar
skor
finalspor-1 , Selinspor-0
MAci 4-0 alacagiz , kararliyiz, taraftar bizimle

Sadece 29 Ekim, 30 Agustos'larda hatirlanan bazi degerleri sanirim su gunlerde iyice sahiplendik.
Son bir haftada Danistay'a yapilan salidiri sonucunda yasanan olaylar, gerek cenazede gerek Anitkabir'de gosterilen tepkiler sonucunda icinden cikilmaz "Turk Gencligini ilerde ne bekliyor?" sorusuna biraz daha olumlu bakar olduk.
Tek soyleyecegim su,
Bu topraklarda, bugun bazi haddini, tarihini bilmezler kalkip M.Kemal Ataturk'e dil uzatabiliyorlarsa, bu ulkeyi istedikleri yone surukleyerek yonetebileceklerini dusunebiliyorlarsa , cesaret alabiliyorlarsa
Yine M.Kemal Ataturk sayesinde, Cumhuriyet sayesinde bu ozgurlukeri oldugunu unutmasinlar.
Türkiye Cumhuriyeti, degerlerimiz, tarihimiz sahipsiz degildir!
Seni dogum gunun olan bu gunde saygiyla ve de gurula aniyoruz.Bize biraktigin, dunyada bir cok insana , lidere isik tuttugun degerlerinin arkasindan ilerliyoruz ve bunlari tum kusaklara gurula aktariyoruz.
Dogum gunun kutlu olsun

Bu sabah"ya ben bu tisortu cok seviyorum " diye uyanip, tisort ulke standartlarina gore cok acik oldugu icin icine ilistirilen fitness atletiyle ne kadar da uyumlu oldu diyip, sonra da "fitness nereee sen neree artik Selin be!" diyip afyonum patlamadan modunu bir anda degistirebilen bir insanim.
"Selin neden biseyler yazmiyosun" diyosunuz.Ne yazayim, sabah hangi koseden kalktigimi, gunde kac adayla telde konustugumu, kacinin ise alinamadigini,Z...'nin yeni sezon mallarini, yorgunluktan olerek geldigimde evde hangi pozisyonlarda oturdugumu, kac sigara ictigimi,CNBC'de izledigim bolumleri tekrar tekra izledigimi, Dans Eder misin le bir tek eglenbildigimi, otobusteki 10larca mutsuz ve de eve bir an once gitmeye calisan bikkin insanlari mi, yolda yuruyen 100lerce bi yere yetisme cabasi icinde sabah 7 aksam 9 disinda kalan hayatlarinda ne yapiyorlar acaba diye dusundugum insanlari mi?
neyi anlatayim yani.
Disari cikinca surekli insanlara bakip onlari dusunuyorum.O yuzden is disinda cikmiyorum sokaga
nereye aitim de bilmiyorum, ulke olarak, sehir olarak, gezegen olarak.
Artik hicbirsey beni mutlu etmiyor, "ot gibi" yasayip gitmemek icin direniyorum ama cemberin ya icindesin ya disinda, disinda kalamiyorsun, icine girmek istemiyorsun.
Turkcell'e sesleniyorum!Yurtdisini aramak neden bu kadar astronomik.ayip degil mi ya!!3 dakikada 60 kontr gider mi?
Ayrica telefon surekli kesik kesik, dogru duzgun konusamiyorsun bile.
Sydney Belediyesi'ne sesleniyorum Tugba!:)Saat farklarini kaldirsinlar, arada ozleyince arkadaslarimla konusamiyorum, sabahin korunde calan telefonlari duymuyorum!
Ya boyle yaslanip gidecek miyiz ya!
70 milyon insan sabah 7 aksam 9 calisip, eve gelip uyuyup haftasonlari da kalan pazar gununde ev isleriyle ugrasarak, sonra arada vakit olur da duzgun bir insanla evlenip, yine vakit olursa cocuk yapip bu sekilde yaslanacak miyiz yani?
Yaz tekrar geliyor, herkes mutlu, yaz geliyor geliyor diye, ... var sanki, 3. yaz, habire bir bahar yaz durumu, ben de kisi ozledim var mi!!
neyse kendimi asimo muydu o robot , onun gibi hissediyorum:
"MErhaba benim adim Selin, Celine Dion gibi"
"yat Selin,kalk Selin, Mutlu ol Selin, saga don Selin, offf Selin ooof!"
Nereye aitim ki ben, onu bile bilmiyorum
neyse buralarda yasayip gidiyoruz bir sure
Asimo

Yazacak sey yok diyeburayi boslamistim,boslamamak lazimmis, bir geldi pir geldi.
Olene kadar hem cocuklarima, hem torunlarima , herkeslere anlatacagim bir olay yasadim ya olsem de gam yemem.
Yaklasik 4 gun once evde ummali bir temizlik icindeyiz annemle, hani bazen insan gereksiz bir iman gucuyle temizlige girisir, onlardan biri geldi bize de, icerde annem biseyler supuruyor, ardindan beni cagirdi.
Annem:"Kizim bilgisayar calismiyor, bir bakar misin?"
Ben:"Allah allah ne oldu?"
Annem:"Bisey olmadi canim, temizledim"
Ben:"?!?!NAsil temizledin???"
Annem:"Icinde bir suru toz birikmis, ben de supurdum iyice"
Ben:"Anneee!N'aptin sen??"
Napilir edilir, duzelemez bilgisayar, gunun 3 saatini neredeyse duvarla bilgisayar masasi arasinda kablo baglamakla gecirilir.
Bilgisaya acilir tekrar ve annem harddisk'i parmaklayarak sanki sallanan dis muamelesi yaparak iyice sallar!!
Ben:"Aneee!napiyosun, vida mi o ayol, dokunulmaz ona, az daha parmaklayip supurursen artik bilgisayar kalmayacak!"
Velhasil kelam ailemizin bilgisayarcisi gece koru cagirilir.
Bilg Mehmet:"Cavidan hanim ne oldu simdi tam olarak"
Annem:"Cocum actim icini bi guzel supurdum, temizledim."
Mehmet:"NAsil!?!?!"
Ben:"Yani aritk bilgisayarimizin ici cok temiz ama yok!"
Ekran karti filan yanmis tabii ki, biz de bilgisayari yeniledik , vesile oldu bu sayede. Ama o ani asla unutmamam
Annem masum sekilde elektrik supurgesiyle bilgisayari temizlerken gelir miydi kadincagizin aklina.
Bir de o kadar dogal anlatiyor ki!
Bill Gates'in annemden ogrenecegi cok sey var!!!

"You, the mothers, who sent their sons from far away countries, wipe away your tears, your sons are now lying in our bosom and are in peace after having lost their lives on this land they have become our sons as well."
Mustafa Kemal Ataturk - 1934

simdi Basak'tan fotolara bakarken bu fotolara sira gelince beni bir gulme aldi.
Simdi yaklasik 5 yil once filan sanirim yukardan birileri demis ki, her gun basina garip olay gelebilecek su 3 kisiyi tanistiralim.Sonra hatta bununla yetinmeyip ayni kitaya ayni anda gonderelim.
Sonuc:Kusursuz.
Avustralya'dan donerken Istanbul'da 1 gun bekleme surem vardi.Nedeni ise Tugba idi!
Hah seni surada da teshir edeyim de aklin basina gelsin tugba insani:)
1 hafta oncesine donersek , aradim hatun kisiyi, taksici acti(Yokmus aralarinda birsey:)Bu arkadasimiz telini takside unutmus(sasardim zaten!)taksicide
"notunuz varsa alayim hanfendi"(pek de kibariz)
"yok Ben ona ulasirim simdi, Avustralya'dan ariyorum derseniz anlar"
dememle
"Amaaan!kapatin hanfendi cok yazar simdi, o sizi arasin!!"
Taksici amca heralde uluslararasi konusmalarda uzmanlik yapmis, hangi taraftan arayinca daha ucuz hakim olaya!
Neyse klasik bir teknoloji ve de telefonun bir iletisim araci oldugunu kabullenememe durumu ben ucaga binene kadar surdu.
Aslinda soylentilere gore "Tango ayakkabilerini" alamadigim icin deprasyona girmis evde raki-balik yapiyormus arkadas.Nihal ablayi arasaydim daha kisa yoldan olayi cozerdim ama neyse.
Netekim, bakiniz Tugba insani ne beni karsilamaya geldi(terbiyesizsin sen:)!) ne de istanbulda gorusebildik.
Sana diyecegim
1.Allah Erhan Abi'yi basindan eksik etmesin
2.Trenlerde camdan kendi kendine tras olup detone sarki soyleyen delilerle yolculuk et
3.Matematiksel aciklamalarda SIKIS(3-4-5:p)
4.Camlarindan onunde bana yaptigin yorumlar sirasinda bir turk gecsin!
5.Okyanusun dalgalarinda tek basina alabora ol, bikinin ciksin insallah!
Seviyorum seni gel gor ki bu kadar seye ragmen
P.s:bu tugba insani bana yataginda Welcome party hazirlamisti.Haha s.tin simdi Tugba
isterim abicim hepsini
operim

Aramizda bazi arkadaslar 30'a gereginden fazla yaklasti:)
Ben degilim allahtan, daha var benim biraz zamanim.
Hasan'i o kafamdaki aksesuarla sopar ederekten(ama ben sunnet altini takmadim, o kadar degil:) 1 yilini daha doldurmasini kutladik yurt genelinde:)
Iste 8 aydir en ozledigim tablolardan biriydi, onur-hasan..her ne kadar gecenin sonunda Onur bana arabada saydirsa da:)ben cok eglendim, inanilmaz ozlemisim.Cok dansedemedik ama
Eve sabah 4te mi ne geldim, annem bana bir bakti zaten sonra ellemedi "bu deli sarhos olmus bi de , kendi halinda sizsin diye" gece yatmadan cok cok su icmeyi de unutunca hangover seklinde kalkip evin alay konusu olduk.KArizmam sarsildi , annem suna benzer bir alayci tavir takindi:" ne o performansin dusmus, sen degil miydin her gece icip sabahlara kadar eglenip ertesi gun cin gibi sabah ise giden, ppppeh!"
dokundu wallahi, napayim 4 haftadir ne gece disari ciktim, ne dansettim ne de icki ictim.
R&B arsivimi acip da odada kulaklikla dansedip anneme basilmalarimi saymiyorum tabi, yine kendileri o zaman da "ay kiziiim,sen dansedemiyorsun tabi burda icinden geldigi gibi, boyle evde deli gibi kendinedansediyorsun, bayagi da yetenek varmis, yazik oluyor" seklinde yorum patlatip benim karizmami iyice ciziyor.
O yzuden bir gece annemi bir Club'a ve de icmeye goturecegim sarhos edip masalara cikaracagim, o zaman gorur o , tovbe estagfurullah yahu!
KAdinin benden baska eglencesi yok!
Anne! ugrasma yahu benle:)bak bozuluyorum

Dear all!
here is a lovely reminder for my farewell party(ies):)!
Pls keep the 24th of March free in ur calender
i'm leaving finally:p.it's time to say goodbye to this great and very special country and to my lovely friends.
i know you'll really n terribly miss me :)
dont worry i won't cry(hopefully!)
We'll have fun and get drunk together for the last time:):)
Where?When?How?What to bring?Who's invited??
1.SA Girl's Night
Don't be jealous!
When?
23rd of March-Thursday-9.00 pm
Where?
@ PJ O'brien's
Who's invited?
SA Girls
What to bring?
Just yourself,gossips:),tatoos:)
anything else???
Vodka is free (between 9-10)!!
--------------------------
2-My Farewell party
When?
24th of March, Friday @ 20.00
Where?
For sure, @ PJ O'brien's
(East Terrace, next to Cafe Primo)
Who'll be there?
EVERYONE!!
AIESEC SA
My colleagues from SA Water
My flatmates (Bing-John)
EVERYONE!
What to bring?
1-yourself
2-your friends who know me n love me(so,all of ur friends!:)
3-Your girl friends or boy friends(if you don't have, bring an invitation letter to attend "The Loser's Club"haha!:)
4-your motivation(cuz i won't cry, haha)
5-some party stuff
6-maybe some toilet paper:p maybe..........
Anything else?
Yes,
1-i'll get drunk!and you have to get drunk as well!
2-if i really get drunk, you may have chance to see Turkish Belly dance show :P:)(just kidding,i know u're so excited about it haha!, just shake it man!it's so easy!!)
And if i do belly dance, you have to join!(Huhu! finally i'll see your belly dance before i go!)
-------------------
3-My Farewell party 2nd Night
When?
25th of March, Saturday @ 1.00 am (if u cannot make it, try to come Friday;)
Where?
For sure, Red Square:)
(Hindley street,opposite of Australian Pizza House, there's a huge clock,can't miss it!)
Who's invited
EVERYONE!!
What to bring?
1-urself
2-10 AUD for entrance fee
Anything else?
Yes,
1-Dress to impress!
2-it'll be my last night with you.so, it's ur last change:):):)
i love u so much guys!
but i won't cry!
if u cry, you have to pay me 5 AUD per person:) haha!
See you on Friday night!
Cheers!
ur Turkish Delight:p
Selin
ya anam, babam okuyorlar, diyecekler bizim kiza noldu, hem alkolik oldu hem de orda gazetelere cikacak..(Gerci annem'in babama telde"Arama kizi disarda o sabaha kadar, egleniyor, rahatsiz etme" demesinden sonra ben ailemden de suphe etmeye baslamadim degil!)
Neyse,Cuma gunu St Patrick's Day idi. St Patrick Irlandali(aslinda nereli oldugu tam bilinmiyor ama Irlanda'da yasadigi icin uzun yillar bu sekilde geciyor) bir aziz.Ayrintili bilgi surda.Tabii ki sadece Irishler kutlamiyor, dunyanin bir cok yerinde buyuk senliklerle kutlaniyor St PAtrick's day.Ben de hayatimda ilk defa burda kutladim, buyuk bir kutlama vardi gercekten, hersey yesil, konserler unlu Irlanda'nin siyah birasiyla(Guinness) sarhos olan 100lerce kisi
Cuma gunu de heralde en eglendigim gecelerden biriydi:)
Saat 6.30a kadar calisip, eve ile ugramadan PJ O'brien's a gitmem disinda:)
Sahnenin duman dugmesini bi ara bana emanet ettiler, biz de Brad'le basip millete duman verdik bol bol.En koptugum Traver'in butona basip sahnede dansedenleri cocuklar gibi sen sekilde izlemesiydi.Hayir hayatimda insanlara duman verince bu kadar mutlu olan birini gormemistim:)!
Brad yok diye disarida sirada gebes gebes beklerken Balrajla Traver geldiler, laptopu verdim arabaya koysunlar diye,
"Selin!herkes icerde, Brad'de icerde!!"
"Brad mi icerde, e o calsiyordu gec saate kadar, allah dagilin len!"
Bir anda sirada bir hareketlenme tabi:)
"Iceri girmem lazim, bizim bey icerde, cabuk cabuk!"
Kalabaligi yararaktan hemen olaya mudahele ettim
Resimlerde goruldugu gibi carpik ir iliski soz konusu, yani herkes de bir opme egilimi, anlamadim nedir ama hayirlisi, gidiyorum nasil olsa:)
yesildik, mutluyduk, dovmemiz bile vardi:)
Ardindan cikip konsere gittik, herkesle bir sevgi yumagi durumu soz konusu oldu tabi
"Selin gidiyor musun simdi gercekten"
"Maalesef oyle oldu"
"Gitme yaaa, kal iste "
"Maalesef,gidecem,gidecem!tutmayin beni, ama gelcem 2 sene sonra , burdasiniz nasil olsa:("
Konserde kesmedi Stag'e gittik, sirada Basakla bagir bagir TR konustum bi de,bazi kelimeleri anliyorlar, o yuzden kucuk capli rezil olmadim degil! puhaaa
son gunler, her gunun tadini cikarizyoruz
Guzeliz, genciz, mutluyuz!
Yine bir cuma gecesi sizlere Adelaide'dan seslendik:):)
Selincan Kamal Kanal D Adelade-Ucankus
7 ayin en yalniz persembesyidi, herkes evde uyuyup cuma icin enerji biriktiriyormus!
Peh bee dedim, ben gunde 9 saate kadar calisiyorum,ben bile geliyorum diye isyan ettikten sonra Amit ve de Muisson la Pj obrien'a gittik yine
Kapida bana kimlik sorulmadi, ustune de el altindan guvenlik gorevlisi "Selin al bunlari" diyip 10 tane! free vodka karti tutusturdu elime
Amit sarhos oldu, hem de nasil, bir de dansediyordu
bizim akill kupu Amit'i 7 aydir ne sarhos gormustum ne de dansederken
Ben de muisoon'la Amiti piste yollayim bos bos bilardo masasina baktim uzun sure, resim de de sarhos degilim, dun gece o kadar ictim ama cakir keyif bile degildim
Sonra Dj'in yanina gittim:"Benim Brisbane'da en yakin arkadasim, bi de Alamanayada ki arkadasimla bizim sarkimiz var Gorillaz Dare nolur calar misin"
(hayatta da calmaz , oyle havali bir insan kendisi)
dememle birlikte "Simdi Selin ve arkadaslari icin Gorillaz geliooooor!" diye anonsu bir oldu
Sasirdim tabi
ustune konusmaya basladik, yok ben gidiyorum da , bugun herkes satis yapti, yok gelmeseydim keske de evde yalniz turkce muziklerle deprasyona girerdim
Yok dedi olmaz, bak gidiyormussun zaten, DJ dolabindan vodka cruiserlari cikardi bi de
kapanista da "Hafta PErsmebe Selin'in veda partisi var , kimler geliyooor" anonsu, pistte cevaben "hihuuuuuu!" diye bagiran insanlar, sastim kaldim
Sabah 9'da isteydim
Bu gece saat 6'da herkes gelicekmis, allahtan yarin haftasonu!
Kimse olmasa da, Brad sabah6-aksam 10 mesaisinde gazi olsa da, farkettim ki tek basima da egleniyormusum:)
Bakalim bu aksam neler gelicek basima
Gunde 9 saat calisip, 24 saatin 20 saatinda ayakta kalabilir mi bir insan?
Ben kaliyorum, patlayacak yakinda bi sekil ama bakalaim
Selin Can Kamal Kanal D Adelaide-Ucan Kus:p
Benim tabii ki
gunde 9 saat calissam da hem ofis disindaki hem de ofis icindeki islerimi halledebiliyorum
her gece 4e kadar ayakta kalsam da sevdigim insanlari bolca goruyorum
Benim tabii ki!
cunku SA Water level 15'te donen gizli kapakli islere kumpas kurabiliyorum:)
Sali'dan beri bir gariplik var herkeste, ben departmana girince herkes bi anda masalarina dagiliyor
Masalar arasi bakismalar, gizli gizli beni suzmeler, laf sokmalar seziyorum:)
Ben de bugun ucak biletimin ciktisini aldim, 30 tane kopyaladim
yanina da iki damar soz yazdim, bizimkilerin masasina koydum
koymamla biri basladi dudak titretmeye orta sahadan
Ben hemen olaya mudahele ettim tabii ki
"biliyorum gizli gizli biseyler planliyorsunuz, ama aglayan olursa adam basi bana 20 dolar alicam, ona gore"
(Kumarci bir departmanin calisanindan da anca boyle bir fikir cikabilirdi zaten:)
anlasma yapilmistir, felekten bir gun olacak, yine gunduz gunduz saraplarla departmanda sarhos olup sarki soyleyecegiz, garip sapkalar takacagiz, ben Turk bayragiyla gecis yapacagim
Haftaya Managerlarla yemege cikacagiz Glen(sekker topagi buyuk patronum) donunce, beni oksuz birakti 2 haftadir zaten, geldiginde masami toplanmis gorunce ne yapacak bilmiyorum tabi, yine eglenir benimle artik
Kendisi gitmeden son aksam 7.30 sularinda tam ben odasindan cikarken
"Sarapli yemek olacak Selin, iyi hazirlan gel, aglaticaz seni, suprizler olabilir"
demesiyle icimden bir soguk su dalgasi olustu
Cunku aglayamacagim arkadasim
AGLAMICAM!
Hayatimin en guzel 7 ayiydi
Hayalimin ulkesindeydim
Cok mutluyum ayrica
neden agliyim
aaa
Delinin zoruna bak!
adam basi 20 dolar
(10 kisiyi aglatsam Sydney'e ucak biletim belese gelir hahah!)
bu resim cok fazla sey anlatiyor...
...Hayatinda seni degistiren, ogrendigim, paylastigin, sevdigin, bir cok insana nasip olmayan maceralarda bulundugun insanlar
...bir hayalken su anda yasadigim bu kita
...her gunumde cok fazla sey ogrendigim, kendi sinirlarimi zorladigim, kendi dunyami kendi hayatimi kurdugum 7 ay
...bir cok gidislere arkasinda el sallayan Opera binasi, Sydney
...bu kitada gorunmeyen parmaklarla biraraya gelen insanlar, arkadaslarim, cok farkli bir hayat tecrubesine tanik olan, degisen, degistiren, belki de hayatimizin en guzel zaman dilimini gecirdigim yol arkadaslarim...tugba, selim ve her zaman ki gibi basak
... yillar sonra " evet biz hepimiz o kitadan gecmistik:)" diyecegim Bora, Ilker, Yigit, Ozan, Tugba, Selim, Basak, Selin...

Sayili gun cabuk gecer
Belki boyle bir yazi yazmaya zaman bulamam tekrar, o yuzden benim her gunumu karaladigim bu sayfaya simdi benim icin onemli ama 2 cumle sonrasi belli omayan seyler yazma zamani
16 Agustos 2005'da ilk defa Sydney'de gece caddeye bakarken ve de konusurken hayatin neler getirdigini O'na Selim'le... cok cok farkli bir ruh hali icindeydim
Benim icin cok zor olan birseyi yapmistim hayatimda
Cok farkli gercekleri birakip 1 yarim kure asip Avustralya'ya gelmistim
Ilk defa yurtdisina cikiyordum
Tek basima ilk defa bir hayat yurutecektim
Yanimda Selim vardi, o cok garip bir duyguydu zaten, 1 sene sonra sydneyde bulusmak
Ve Palcebo'dan 20 years caliyordu
Selim sen giderken 3umuz yatakta oylece oturmus seni aglatmaya calisiyorduk hatirlarsan
20 years parcasi ben geldigimde, sen giderken ve de simdi caliyor kulakligimda:)
Her tanidigim insana cok saygi duyuyorum
Cunku hepsinden cok fazla sey ogrendim
Her tanidigim insana cok saygi duyuyorum
Cunku bence her insan bir hayat
Her hayat oykulerin toplami bir kitap
Ve burda cok fazla kitabi okudum, sorguladim, anladim
Hayat neyi ne zaman yapacagini cok iyi biliyor
Sizin zayif oldugunuz yerlerden vuruyor ki ayaga kalkin guclenin diye
Sevdiklerinizi yaninizda tutarken bi anda sizi disari cekiyor ki degerini anlayin ve neden sevdiginizi unutmayin diye
burnunuzun ucunda duran seylerin, yasaminizdaki degerlerinizin, kisilerin ve kendinizin degerini anlamaniz icin sizi dunyanin our ucuna surukleyebiliyor

7 ay icinde iki farkli insan, iki farkli hayati ortaya cikartip , bunlar yazdirabiliyor
Cok hatirlanacak sey , insan, olay var
burda yasadigim her gun, tanidigim her insan, daha oncesinde yillarca taniyip da burda tekrar kesfettigim her arkadasim, kendime yarattigim sans, beni sonuna kadar destekleyen, her zaman yanimda olan ailem ve dostlarim
her sey ama hersey icin
cok sansli oldugumu dusunuyorum
ve gece yatarken ne mutlu diyorum
iyi ki
sukurler olsun
Ne zamandir "olay" icerikli yazmamisim, hazir bi suru olay olmusken yazicam, tutmayin beni!Allah okuyana sabir versin artik:)
Yine telefonla guzelim uykumdan doom gunu sahibi Sentha’nin bagirmasiyla uyandim.Zira saat coktan 10’a gelmekte herkes coktan gitmis ama bir ben kalmistim.Telefonda Sentha’dan azari yedikten sonra yine tek gozum kapali hazirlanip Muisoon’la bulusup sehre yuruduk.
Nifusu 1 milyon olan bir sehirde Istiklal caddesi gibi kalabalik bir yer bulmaniz pek olasi degilken Rundlle street’e bi haller olmus, inanilmaz bir kalabalik, herkes sarhos, herkeste garip gurup makyajlar kostumler derken Adelaide Fringle ’in henuz bittigini ve de benim bunu kaciridigimi idrak etmem cok uzun surmedi.
Igne atsan yere dusemiyor, sisko Aussy kizlari bir yere kipirdamadan o cusseleriyle tum kaldirimi kapliyor, kapali olan yoldan dolayi da baska yurunecek yer olmadigi icin bana cinayet sebebi cikariyorlardi.
Allahtan ufak tefek bir insanim da hemmencecik kivrak manevralarla kalabaligi yara yara ilerledim, lakin hala Sentha beni aramakta”Seliiin, herkes burda, Brad bile saat 7 de geldi, nerdesin hadi gel artik” seklinde bagirmaktaydi, en sonunda P.J Obrien ’a ulastigimda guvenlik gorevlisi halime aciyip hem de tanidiginda cantadan kimlik aratmadi bana
Ben gittigimde coktaaan herkes sarhos olmus, yaklasik 10 turdur bilardo oynanmaktaydi, yine aussy kizlari ickinin sinirini bilememis, boyle acik sacik giyinmis, bizim oglanlar onlari izliyorlar, bende onlarla dalga geciyordum
Sanirim bu ecnebi milletini kimseyi taklamama huyu oldugu icin benim yardimsever yonum burda biraz fazla gelisti.
Biz yanda icip muahbbet ederken, yan masada masa ortusu gibi bi sey (yani sadece bir bez goguslerini kapatiyordu) giyen, sarisin , minyon , sirin bir kiz gozume takildi, takilmayacak gibi degil zaten, acaba bluzu dusecek mi, duserse ne olacak, buradan saglam cikabilecek mi, Allah yardimcisi olsun seklinde...Yaklasik 1 saat sonra bi anda kafami cevirdim , kiz bana dogru kostu, sonra geri masasina kostu, bi yandan da gogus hizasindan bluzunu tutup bana bakiyordu, o sirada bizim oglanlara baktigimda olayi anladim hemen.
Kizin bluzu cozulmus, sanirim bir de ustune frikik vermisti, ama bluz cok kucuk oldugu icin baglayamiyordu, hemen ceketimi kapip , kizin ustune ortup WCnin yolunu uttuk, allahim kizi harbi cok boktan bir durumdan kurtarmisim, bunu WCye gidince anladim, neyse kizin bluzunu bagladik, iyice sikilastirdik, geri donduk, butun gece kizla bir goz kontagi, hayir bi yamuk durum olsa, hemen Supergirl seklinde ceketimle kizi kalabaliktan WC’ye ucurucam, neden bilmiyorum boyle bir yardimseverlik duygusu olustu, kendimi superman filan sandim.
Lakin WCde oldugum zaman da makyaja yorum yapma, midesi bulanana kapi acma, “Iyi misin, yardima ihtiyacin var mi” seklinde kapi onunde moralman detsek olmayi artik kabullendim.Aslinda “WCdeki bayan durumlari” ustune ayri bir post bile yazilabilir.Erkekleri cekistirenler, cok kafayi bulup da klozeti bulamayanlar, sutyeni kopanlar, elbisesi yirtilanlar, vs, vs..Hatta bu sayede tanisip da hala surekli gorustugum arkadaslarim var.
Gece tabii ki normal devam edemedi, yine yalniz oturdugum bir sirada, bir adam geldi yanima, naber, nasilsin derken nerden geldiyse konu, ben "Biraz Almanca biliyorum" dedim.Hay dilim kopaydi, adam Almanca konsmaya basladi, Allahtan dediklerinin sacma seyler oldugunu farkedecek kadar Almancam varmis, hic durmadan konusmaya basladi adam, ben de az almamcamla adama cevap vermeye calisirken baktim ki durum vahimlesiyor, hemen kosar adim buyuk abimiz Boscow'la Brad'in yanina sigindim, adam pesimi birakmayinca horoz gibi kabararak adami geri puskurttuler sagolsunlar.Orda hanim hanim oturuken bir de "Yanimizdan ayrilma" diye ultimatom aldik.
Yiros House'da kebabimsi seyler yiyerek gece bitmek uzereydi ki son olay da vukuu buldu.Boscow,Muisoon, Brad, ben ve yaklasik 10 kisi daha hanim hanim yine yirosumu yerken caddeden tek noktaya bile odaklanamayacak kadar sarhos bir Avustralyali "Ben seni taniyorum, seni bir magazin dergisinde gordum" diyerek kosar adim yanima geldi, "Inanamiyorum, cok benziyorsun O'na, ben senin hayraninim, bir imzani alabilir miyim, lutfen!" seklinde celallenen amca sayesinde hepimiz dumura ugradik, Brad'e artik tak etmis bi sekilde"yeter ulan ne istiyosunu kizdan" edasiyla adama yakinlasti, icerden cikan geriye kalan 5 erkeginde gelmesiyle adam aslinda bir hata yaptigini anlayarak ozur dileye dileye gitti.
Lucy Lu'ya mi benzetti naptiysa, Puhaa!
Cuma gecesi baslanan doom gunu cts gecesi Red Square’de devam etti.Ben aksam 8 de uyanip laptopta pazartesinin islerini bitirmeye ugrasiyordum, saat gece 12 oldugunda yine Sentha ve Muisoon teldeydi, neredeydim, hadiydi , beni bekliyorlardi
Bir ara ayakta durmaktan sikildigim icin oturdum, yanima bir tip geldi, adam bir anda salak sacma konusmaya basladi, yetmisti artik, her sabrin bir sonu vardi! bizimkilerle gozgoze gelmemle bir anda etrafimida bir etten duvar hissettim, o an Cagri ve Oguz’un kulaklarini cinlattim, aaah ah, siz olsaydiniz da adam coktan hastanelik olmustu.Neyse amca geceye barin disinda devam etmek zorunda kaldi
Iki gunde ustuste boyle olaylar benim basima gelince, artik tak etti
Tum tayfa ordaydik, cok mutluydum o yuzden, yine WCde kurtardigim insanlara kadar herkes vardi, Brad disinda tabii
saat gece 3.30u buldugunda en sonunda Brad geldi ama ne gelme.Tam ben umidi kesmistim, Vinod’la Muisoon actiktik deyince bisiler almaya ciktik, arkadan bisey hizla yaklasti, Brad!
Neyse yaklasik bilmem kac km kosmus arkadas, kroki cizerek "Selin burdan suraya kadar kostum, ordan arkadasimin partisinden...", bende olaya “Kac parmagim var Brad?” sorusuyla girince , herkes ne kadar sarhos oldugunu kabulledi.En ayik bendim tabii ki
Sentha, Reena, Muisoon derken bir anda “Belly Dancer “ parcasi calmaya basladi, kendimi pistin ortasinda buldum, abicim bu sarkiyi yapanin da!Neyse tum Aussyler artik belly dance ogrendiler sayemde(ben de ne kadar biliyorsam tabii)
Allahim yazarken yoruldum yeter bu kadar, annem okursa burayi kadinin yuregine inecek yemin ederim
Anacim son 1 ayim, her gunun tadini cikarmaya calisiyorum, arada densiz tipler oluyor ama bakiyoruz caresine merak etme!
Oguz, Cagri, size de 2 lafim var, burda defans kulturunu ben asilamaya calistim, sizin gibi defans teknikleri olmasa da cusselerden millet yaklasamiyor , merak etmeyin:)
Haftaya gorusuruz artik
Persembe'ye 3 gun kaldi:):)
~SeliN~ Adelaide gecelerinden bildirdi;)



Persembe gunu gayet mutsuz isten ciktim, aksam P.J Obrien's a gidilecek ama benim hic icimden gelmiyor, kiseyi gormek , yemek yemek, hatta sigara icmek bile istemiyorum, o derece sirretim, Muisoon'u aradim:"Sanirim ben deprasyona giriyorum, bulusabilir miyiz??"Cibo'ya gittik, ardindan kesmedi bize gittik, bos gozlerle Simpson'slar, Biggest Loser 'daki en az 150ser kilo insanlarin insanustu performanslarini izleyip bedenimize sukrettik.
Balkona cikip yaklasik 4 saat boyunca durmadan konustuk, bu 4 saatte surekli konu degistirmeye calissam da hala Cumartesi gecesi ile ilgili dusunuyordum, sonra Muisoon beni sakinlestirmeye calisiyordu, ama surekli cumleleri "Hayir kesinlikle bitti, yani sonucta naptigimi bilmedigim bisey icin ozur mu dilicem canim, daha neler!?!kesinlikle geri adim atmam!" seklinde kararlilikla bitiriyordum.Karsi unitteki hintli genclerin hint muzigiyle balkona cikip bizi gorsel tacize baslamalari uzerine iceri gecip geri kanepelere gomulduk.
elimde kumanda hala "Yok Muisoon, geri adim atmicam, cok kararliyim, aramicak bak gor, arasa da acmicam" cumlelerindeki kararaliligim odamdaki telefonun calmasiyla son buldu.Evde kimse olmadigi icin ust kata depar attim(ilk defa da kosmus oldum sakatlandigimdan beri, azcik komik gozukuyor kosarken ama olsun:)Telefondan sonra asagi indigimde , yuzumdeki anlamsiz buyuk gulumsemeden dolayi Muisoon katilarak bana guluyordu, hayir gucume gitti yani, nolmus allah allah , bazen buyuk konusabilir insan:)
Ev arkadaslarima kadar herkes tarafindan sevilen kisilik Brad'den en sonunda neden tafra yedigimiz ogrendikten ve de baristiktan sonra,persembe gecesi PJ Obrien's a gidilecek.Tabii cuma gunu de sabah iste olmam gerekiyor.
O gece anacigima telde de anlattim, buranin eglence kulturu garip, gece 12den once oldursen kimse disari cikmiyor, en erken 1'de filan arabayla millet herkesi evden topluyor, oyle disari cikiliyor.
Persembe gunu de ben isten cikip hemen eve gidio uyudum tabi artik basima gelenleri bildigim icin.Gece 12'de tel caldi."Nerdesin, uyuyor musun, size geliyoruz, hazirlan alicaz seni" sesiyle uyandim, gozum kapali giyindim, P.J Obrien'a gittik.
Persembe geceleri benim icin cok tehliklei cunku Ladies night
- 22.00'ye kadar - vodka free
-22.00-23.00 - vodka 3 AUD
-23.00-24.00 - vodka 2 AUD
-24.00-01.00 - vodka 1 AUD!
boyle olunca, ortam da gurultulu kalabalik olunca sarhos oldugunu anlamiyorsun, her gelen de icki aliyor. anneme yine telde ayrintili sekilde anlattigim gibi:)
O yuzden ben de ortalama 3 tane iciyorum ki Cuma gunu ise gidebileyim

Yukaridaki resimde Brad'i cin (ya da burnumuza dayanan flas da diyebiliriz) carpmis ama napalim, cinleriyle oyle kabullendik onu da:)
Sabahin ilk isiklariyla evimin yolunu uttum, toplamda 43 dakika uyuduktan sonra, ise gittim:S

Evet bu resimler gecen hafta sabah ise giderken en son "ayik ve de uyumus" sekilde gordugum kareler.
Gunlerden Carsamba, gayet elimde kahvem yine hastasi oldugum gunesli bir Adelaide sabahinda 8 vicarlarinda sehirde yuruyorum,manzarayi, soldan gelen okyanus havasini icime cekiyorum, Hiltondan gecip Victoria Sq'den "Lutfen cimlere basin, cimlere basmak cevremizi guzellestiriyor"yazisina uyup boylu boyunca cimlerden gecip isyerime gidiyorum:)
Ben sabahlari cok seviyorum
Ben sabahlari Starbucks termosuma kahvemi koyup , SA fm dinleyerek dansede dansede hazirlanmayi, her sabah sacimi yapmayi, dolaptan surekli hangi etek hani bluze uyar diye yatagin ustunu kiyafetlerle doldurmayi seviyorum
Ben Adelaide sabahlarini seviyorum
Hilton 'un onunden gecerken her sabah ayni adama selam vermeyi, Victiroa sqden sonraki otobus duraklarinda her sabah selam veren soforleri
Neyse gelelim devamina, aksam 6ya kadar calistik yine , yorgun argin eve gitmeye calisirken Muisoon aradi, yemek yiyelim.
Ben de tafra yemisim 3 gundur, kafam bozuk, sinirliyim, dedikodu yapmam lazim, hemen uctum tabi

Carol, michael, Muisoon, ben Thai yemekelri yedik, bi de adam sordu, acisi "middle, medium, hot, hot hot " mi olsun diye, ben de "hot hot" dedim, en son kulaklarimdan duman cikiyordu.
Aslinda evde olmam lazimdi tel bekliyordum ama gicigiz ya, yok dedim sehre gidip iki sarap icelim
San Giorgio's a gittik, Buyuk iglesias amcamizin sarkilarina eslik ede ede saraplarimizi iciyoruz.
bu arada gecen cumartesi gecesini konusyor herkes , ama ben olayi idrak edemedim, cunku artik Adelaide gece alemindeki herkesi tanir olduk, daha dogrusu 15 kisiden olusan surekli gorusen insanlar olarak herkes bizi biliyor demeliyim sanirim:), her karsilastigim da "Selin cumartesi Red Square'de cok eglenceliydin" seklinde yorum yapiyor
Ustune cumartesi geesi ne yaptiysam artik,Brad'den tafra yemisim resmen, aramiz bozuk, "0rnek cift" olaraktan yediremiyorum kendime boyle gelir ayak bozuk yemeyi..bu yuzden de bana tavir koyunca kendimden suphe etmeye basladim, acaba cok sarhos olup masalara filan mi ciktim, ne yaptim ben yanlis diye
Kizlarla da geceyi detayli detayli konusuyorz, an an en yaptim ne ettim, sonuc olarak sadece dansettigime vardik.ama normalde dansetmedigim icin, belki hani bu garip karsilanmistir.Tam ben emin oldum, onay aldim kizlardan oyle taskin bir sey yapmadigima dair, bizim arkadas ve sarisin 1.80 kiz arkadasi geldi:"Ooo Selin, nasilsin, cumartesi gecesi super eglenceliydin!"Dedim otur arkadasim anlat bana ne yaptim ne ettim.
o geceye geri donecegiz
Carsamba gecesi Gecmis 19 Ocak'i da kutladik, o gun herkes icin cok onemli, herkesin farkli nedenleri var,otursan 1 sayfa ozel neden cikar, ortak ozel nedeler hem de, ama sonuc olarak her yil, dunyanina nersinde olursak olalim artik 19 ocak cok cok onemli:)
Yasasin 19 Ocak!
Dunya kucuk!
Flic ,Adelaide'da yasiyor, eski AIESEClilerden.Eylul ayinda benim wellcome partimde ilk gordugumde kendisini
"u must be Seliiin, oh my good, my name is Flic, i was a ceeder in AIESEC Eskisehir" seklinde tanidim
Ozgedir, Ozkandir hepsinin siradan kulaklarini cinlattik.O zaman demistim dunya kucuk diye
Neyse benim AIESEClilerle cok gorusemememden kelli bayagidir gorusmuyorduk ama Azz'in veda partisinde ogrendim ki Oporto'da calismaya baslamis, hem de BondiBurger oporto , yani yuce bir sey, bak aciktim yine:)Kendisi isyerimin karsisinda hemen, gecen suma tabii ben koskoca oporto'yu bulamadim, tam geri ise donerken, city cross 'un icinden geceyim dedim, o sirada Flic'i ve de Oporto'yu gordum, hemen de yapistirdim kamerayi yuzune, gulec insan:)
Dunyanin kucuk oldugunu aslinda bundan dahasi kanitliyor.
cunku gece haftasonu telefonum caliyor, bakiyorum Joe.
Joe'i AIESEC Turkiye 'de bir cok kisi tanir sanirsam, Adana'nin eski stajyeri . simdi MErsin'de bir danismanlik firmasinda calisiyor, ve orda yasiyor, o da Aussy, Adelaide'li, tatile geldi, biz de hemen dakkasinda sehirde bulustuk, kardesleri filan, aile saadeti yasadik,
Tantuni Joe diyor zaten kednine, gelirken bana getirmemis ama surda 4 haftam kaldi, saglik olsun:)
Gurbetci takildik bir Avustralyaliyla, cok ilgincti gercekten, Turkiye'de neler olmus, kim kime ne demis, ekonomi nereye gidiyor, Kurt sorunu, AB sureci derken saatler gecmis, tabii arada sarhos olduk.
Kendisi sakkir sakkir Turkce konusuyor bu arada, ama biz butun gece ingilizce konustuk o ayri, hatta benim tam bir aussy gibi ingilizce konustugumu soyledi, e artik alistim' i duno, 2morrow, g'day mate" bi suru kisaltam, jargon biz de kaptirdik.
Bu arada gecenin ilerleyen saatlerinde aramiza assolist kivaminda katilan Brad'le de tanistirdik Joe,yi, tabii o gelmeden ben Brad'in tam bir Aussy olup, sevgililer gununde evde kriket izleyip, bira icmesinde yakindigim icin, gelince hemen bir Aussy-Turk olaraktan Joe olaya el atti:)
en son Joe, Brad'e "Masallah" dedirtiyordu.Az kaldi, el birligiyle Brad yakinda sakkir sakkir Turkce konusacak bizim sayemizde.
Velhasil burayi, Avustralya'yi, ozellikle Adelaide'i kendi evim kadar sevmemin yenisira, dunyanin kucuk olmasi, ki bu AIESEC'ten kaynaklaniyor, bir kere daha kanitlandi,sevdigim incanalrla yillar osnra tekrar birlestirmesi, gelmeden ki son zamanlarimi daha da mutlu, daha da unutlmaz kiliyor
P.S: Joe!so sorry about ur bbq and sunday, i missed all of that, but i have really impostant excuses:p
i'll see u before u go!we'll drink turkish cofee, and smoke nargile for sure:)
(and i'll tell ur future:)hahah!
